Onosmodium.
By John Henry Clarke — Pratik Materia Medika Sözlüğü
virginianum. Sahte Gromwell (veya Gromell). N. O. Boraginaceæ. Kök dâhil bütün taze bitkinin tentürü.
Klinik
Ambliyopi / Mesane tahrişi / Memeler, hastalıkları; atrofisi / Renk körlüğü / Bitkinlik / Diyare / Diplopi / Gözler, hastalıkları / Baş ağrısı / Lokomotor ataksi / Ménière hastalığı / Nevrasteni / Burun kuruluğu / Paralizi / Gebelik bulantısı / Presbiyopi / Seminal boşalmalar / Cinsel atoni, istek kaybı / Omurga konjesyonu / Boğaz, ağrılı; kuru / Üretra tahrişi / Uterus; krampları / prolapsusu
Özellikler
Onosmodium v., İngiliz Onosma’sına çok benzeyen Hodangiller ailesinin Amerikan kolundan bir üyesi, Arkansas’lı W. E. Green tarafından maddi dozlarla denenmiştir (H. M., Haziran 1885). Yaygın adı “Sahte Gromwell”dir; gerçek “Gromwell” ise başka bir hodan türü olan Lithospermumdur. Green’in çarpıcı proving’inin en dikkat çekici özelliği, ilacın meydana getirdiği konsantre olma ya da koordine etme gücü kaybıdır. Bu, düşünceyi yoğunlaştıramamada; gözleri odaklayamamda; kasları koordine edememede; adım atarken engellerin yüksekliğini değerlendirememede ortaya çıkar. Aynı durum vertigo ile uyuşma duyumları ve genel kas bitkinliğinde de görülür. Paretik belirtilerden sonra nevraljik ağrılar gelir. Bunlar çoğunlukla künt, ağır, sızlayıcı niteliktedir ve servikal ve spinal sinirleri, pelvik organları, gözleri, oksiputu, gözlerden oksiputa uzanan hattı ve sakrumu etkiler; ağrının başlıca merkezleri bunlardır; boğaz, barsaklar, memeler, kalp ve ekstremiteler de etkilenir, bedenin sol tarafı sağdan daha çok tutulur. “Gözlerde, küçük yazıyı okumak için onları zorluyormuş gibi gerginlik hissi” ve “bakabilmek için nesnelerin uzakta olmasını isteme”, iç göz kasları üzerindeki felç edici etkiyi gösterir ve ilacın etkisinin anahtar belirtilerinden birini verir. Onos., proving’i yapıldığından beri muhtemelen göz zorlanmasına bağlı baş ağrısı olgularını diğer bütün ilaçlardan daha fazla iyileştirmiştir. E. S. Norton birkaç açıklayıcı vaka yayımlamıştır (N. A. J. H., i. 792): (1) 23 yaşındaki Miss C., üç yıldır baş ağrısından muzdaripti. Ağrı özellikle oksiputta olup “ağrılı ve tutuk” hissediliyordu; sık sık omurga boyunca aşağı uzanıyor, omurga dokunmaya biraz hassas oluyordu. Başın sol tarafında künt, sızlayıcı ağrı, arada bir de gözlerin içinden geçen saplanıcı ağrıyla birlikteydi. Gözlerde ağrı, özellikle solda olmak üzere, birazdan fazla okursa gözlerde tutuk, zorlanmış his vardı. Baş ağrısı sabah <, bir miktar baş dönmesiyle birlikteydi. Hastada gözlükle düzeltilen bir miktar astigmatizma vardı ve Onos. 1x bütün belirtileri derhal giderdi. (2) Mrs. D.’de aşırı miyopi ve şiddetli baş ağrısı vardı: sağ oksiputta ve sağ gözde sürekli künt, sersemletici sızı; yorulunca <; öksürmeyle <; herhangi bir ani hareketle <. Bir miktar vertigo ve sağ gözde zorlanmış his vardı. Onos. 3x ile iyileşti. Norton, nevrasteni ve nevrastenik baş ağrısında, göz zorlanmaları dışında başka tür zorlanmalarla ilişkili olduğunda da Onos.’un uygun olabileceğini ileri sürer. Kulak kaynaklı bir baş ağrısı olgusu verir: (3) Dokuz yıldır sağır olan Mrs. B.’de dört yıldır her iki kulakta sürekli uğultu ve ıslık sesi, oksiputta sürekli künt, bastırıcı ağrıyla birlikte vardı, akşam <; kulakta biraz ağrı ve kulak kepçesinin önünde keskin saplanıcı ağrı mevcuttu; hafif vertigo vardı. Her iki orta kulakta kronik katar, zarlar kalınlaşmıştı; işitme Politzerizasyon ile düzelmemişti. Onos 1x bütün ağrıları hemen giderdi, ancak işitmeyi veya sesleri değiştirmedi. Green’in kendisi de bazı çok çarpıcı olgular yayımlamıştır (H. M., vii. 530); bunlarda hem bazı patogenetik belirtiler hem de kürler vardır ve ayrıca potanslarla ilgili ilginç bir karşılaştırmalı deneyim de sunar. Onos., Green’in dikkatine muhtemelen eklektik ya da allopatik bir hekim olan Dr. Durgan tarafından getirilmiştir; çünkü Durgan 20 damlalık dozlar önermiş, Green de bunları şu vakalarda kullanmıştır: (1) 50 yaşındaki Mrs. B.’de üç haftadır, daha önce de yaşadığı işkence verici tenesmusla birlikte vezikal irritasyon vardı. Onos. Ø, her üç saatte bir 20 damla verildi. Kısa süre sonra Green çağrıldı, çünkü ilaç boğazda şiddetli ağrı ve kuruluk meydana getirmişti. Doz beş damlaya, sonra üç damlaya indirildi ve yakınma üç gün içinde tamamen geçti. (2) Mr. D.’de üretral striktür ameliyatından sonra şiddetli üretra iltihabı, vezikal tenesmusla birlikte vardı. Onos. Ø, her üç saatte bir beş damla reçete edildi ve yirmi dört saat içinde belirtilerde belirgin düzelme oldu. Fakat ilacın kesilmesiyle derhal kaybolan şu yeni belirtiler ortaya çıktı: “Bir haftadır ayyaşlık etmişim gibi hissediyorum; başım ağrıyor ve dolu gibi; zihnim bulanık; düşünemiyor, hatırlayamıyor, düşüncelerimi işime veremiyorum; bacaklarım yorgun ve uyuşuk, düzgün yürüyemiyorum.” Bir sonraki vaka bu belirtileri doğrular. (3) Mr. E.’de omuriliğin hiperemisine ait şu belirtiler vardı: Alt dorsal ya da bel bölgesinde gece yatınca başlayan şiddetli ağrı, sabaha doğru <, kalkıp dolaşınca >. Sürekli cinsel irritasyon, buna eşlik eden ve sırtüstü yatmakla da < olan şiddetli ereksiyonlar. Ayaklarda ve bacaklarda uyuşma ve karıncalanmayla birlikte hafif kas koordinasyon bozukluğu. Onos. Ø, günde dört kez beş damla, bir haftada iyileştirdi. (4) Mrs. P.’de alt ekstremitelerde uyuşma ve ağrı, kalp çevresinde baskı hissi ve genel kas bitkinliği vardı. Kalp dilateydi, aort ve mitral üfürümler mevcuttu. Onos. 1x, her üç saatte bir beş damla verildi. Ertesi gün büyük bir iyileşme oldu, fakat ilaç üretral irritasyon geliştirdiği için hasta ilacı bırakmak zorunda kaldı. (5) Mrs. H.’de sakro-lomber bölgede şiddetli sırt ağrısı; uterus ve overlerde künt, sızlayıcı hassasiyet; vezikal tenesmus; barsaklarda kolik ağrılar; hafif bulantı; yapış yapış tat ve beyaz kaplı dil vardı. Onos. 2x, her dört saatte bir beş damla verildi ve hızlı bir düzelme izlendi. (6) 45 yaşındaki Mrs. J.’de her iki şakaktan geçen künt frontal baş ağrısı; baş dönmesi; prekordiya üzerinde ve sol ilium kresti üzerinde ağrı vardı. İdrar akıntısı tahriş edici, sık, bol, açık renkli ve düşük özgül ağırlıklıydı (1,010). Kas bitkinliği onu yatağa bağlamıştı. Onos. 6, yirmi dört saat içinde bütün belirtileri giderdi. (7) 30 yaşındaki sarışın Mrs. M. gök gürültülü bir fırtına sırasında cereyanda uyumuş ve uyanınca her iki kulakta şiddetli ve sürekli uğultu ile belirgin sağırlık başlamıştı. Kalkmaya çalışınca sendeleyip düştü. Beş gün sonra Green onu gördüğünde şunları buldu: Yardım olmadan yürüyememe, hatta ayakta duramama; sürekli tinnitus; hafıza kaybı: az önce hizmetçisine verdiği emirleri tekrar ediyordu. Görmesi bulanıktı; herhangi bir şeye yakından bakınca çift görüyordu. Belin alt kısmında ve alt ekstremitelerde ağrı vardı. Pamuğun üzerinde basıyormuş gibi hissediyordu; zemini kendine çok yakın sanıyor; adımlarını gereğinden fazla yükseltiyor ve böyle yapınca bedenini sarsıyordu. Merdiven çıkarken ya da inerken düşme korkusu vardı. Onos. 1x, her iki saatte bir bir damla. Ertesi gün daha kötüydü. İlaç yirmi dört saat kesildi, sonra 6x olarak verildi; ilk dozdan itibaren rahatlama ve düzenli iyileşme görüldü. Kadın provarda uterusta çok sıkıntı verici kramplar, over ağrısı ve meme ile menstrüel bozukluklar vardı. J. W. Covert (Hom. News, xxvi. 256), fibroidleri olan ve şiddetli uterin kramplardan yakınan bir kadına, rahatlayıncaya kadar saatte bir 5 damla Onos. Ø verdi. İlacı verdiği atak hastanın şimdiye dek yaşadığı en kötü ataktı ve ilk doz öylesine tam rahatlama sağladı ki ikinci doza gerek kalmadı. W. A. Yingling (H. P., xiii. 385), Onos.’un baskılayıcı etkisinin üreme alanına da uzandığını, hem erkekte hem kadında cinsel isteğin ortadan kalktığını saptadı. S. A. Jones’tan alıntı yaparak bunun ilacın primer etkisi olduğunu, böylece onu heyecanın bitkinlikten önce geldiği Pic. ac.’den ayırdığını söyler. Jones, Hahnemann’ın “yalnızca bir ilacın primer belirtileri onun terapötik uygulaması için endikasyon verir” kanonunu aktarır (Jones’un sonsuz küçüklükte doz bakımından benimsediği bir kanon) ve şu sonuca varır: Onos., cinsel suistimalin gelişmiş sonuçlarına; Pic. ac. ise eretizmle ortaya çıkan cinsel güçsüzlüğün başlangıç evresine karşılık gelir. (Jones çok keskin bir gözlemcidir ve karşılaştırmasının pratik bir temeli vardır; ancak Hahnemann’ın bu hükmünü, Jones’un yaptığı sınırlı ölçüde bile onaylamıyorum.) Yingling, “tam istek kaybı”nı başlıca bir endikasyon olarak defalarca doğrulamıştır. W. J. Guernsey (H. P., viii. 595), mastürbasyon sonucu ortaya çıkan seminal boşalmalardan yakınan 38 yaşındaki bir erkekte Onos. ile büyük rahatlama sağlamıştır. Uterin ağrıların tümü soyunmak ve sırtüstü yatmakla > eder. Onos.’un önde gelen belirtilerinden biri kuruluk olup burunda, ağızda ve boğazda görülür. Bununla birlikte soğuk suya büyük bir susama vardır; soğuk su > eder. Yingling, burun ve boğaz kuruluğu için Onos. verdiği bir kadında ilginç bir deneyim yaşamıştır. Bu yalnızca kuruluğu iyileştirmekle kalmamış, küçücük ve neredeyse yok gibi olan memeleri de normal boyutuna getirmiştir. Yingling’in sonuçları çoğunlukla c.m. potansından elde edilmiştir; Ø’den hiç sonuç almamış, 30’dan da belirgin sonuç görmemiştir. “Ağrılılık ve tutukluk” Onos.’un sık görülen belirtileridir. Oksiputta yukarı doğru bir basınç vardır; ağrılar gözden geriye doğru gidebilir. Larengeal bir öksürükle zamk gibi yapışkan balgam vardır. H. F. Ivens, < karanlıkta modalitesini gösteren on yıllık bir baş ağrısı vakasını iyileştirmiştir. Ağrı sol şakakta ve sol gözün üzerindeydi; seslerle, ışıkla ya da gözleri kullanmakla < olmuyor, fakat karanlıkta ve yatınca < oluyordu. Her on iki saatte bir Onos. Ø globülleri verildi. Onos.’un koşulları çok ayırt edicidir; özellikle düzelmeler. > Soğuk içeceklerden; yemekten; soyunmak ve sırtüstü yatmaktan. Baş ağrısı bu sonuncusuna istisnadır; çünkü yatınca < olur; ayrıca karanlıkta da < olur. < Sıkı giysiden; hareketten; sarsılmadan. > Uykuyla, ama yalnızca geçici olarak (baş ağrısı).
İlişkiler
Karşılaştır: Myosotis: Heliot., Symph. (botan.). Uterin yer değiştirmelerde Heliot., Helonias, Lil. t., Sep., Nat. m., vb. Görme bozukluklarında Lil. t. (astigmatizma), Pic. ac. (miyopi), Nat. sul. (miyopi). Oküler baş ağrısında Gels. (Gels. daha çok sağ; Onos. daha çok sol), Lil. t., Spig., Rut., Bapt.
Nedensellik
Göz zorlanması. Cinsel aşırılık.
1. Zihin
Konuşkan, ama dağınık bir tarzda. Sinirli. Kararsız. Dakikalar saatler gibi gelir. Korkunç bir şey olacakmış ve buna engel olmaya gücü yetmeyecekmiş hissi. Korku: Merdivenden düşebilir diye aşağı bakmaktan; ateşin yanından yürürken içine düşebileceği korkusu, ve bütün irade gücüne rağmen gerçekten sendeleyip ateşin içine düşmesi. Düşünmek ve kıpırdamamak ister; öyle düşünür ki sonunda her şeyi ve nerede olduğunu unutur. Çok hızlı yazar, ama düşüncelerine yetişemez, kelime ve harfleri atlar, düşüncelerini konu üzerinde yoğunlaştıramaz. İsteksiz ve apatiktir. Unutkan; okumakta olduğunu unutur ve belirsiz, isteksiz düşünceler içinde kitabı elinden düşürür.
2. Baş
Dolgunluk hissi, yemek yeme ve uykuyla >. Ağırlık. Hafiflik hissi. Frontal ağrı: gözlerin üzerinde; < sol gözün üzerinde; burun kökünde; sol frontal kabarıklıkta; sağ frontal kabarıklıkta başlayıp sola değişen ve orada kalan; enseye doğru geri giden; ağır, ve aynı ağrı şakaklar ile mastoid bölgede de. Sol şakakta ağrı; sol şakakta keskin, saplanıcı ağrı; sol şakakta saplanıcı, zonklayıcı ağrı. Sol gözün üzerinde ve sol şakakta künt baş ağrısı; zaman zaman dayanılmaz derecede keskin, karanlıkta ve yatınca <. Mastoidde ağrı. Sol tarafta ve sol göz üzerinde künt, ağır ağrılar, başın arkasına ve enseye doğru uzanır; hareket ve sarsıntıyla < olur, onu yatağa gitmeye zorlar; orada uykuyla > olur, fakat uyandıktan kısa süre sonra geri döner. Sabah uyanınca oksipito-frontal ağrı. Oksiputta yukarı doğru bastıran künt, ağır ağrı, baş dönmesiyle birlikte.
3. Gözler
Sol gözün içinde ve üzerinde ağrı. Gözlerde, sanki çok uykusuz kalmış gibi his. Küçük yazıyı okumak için gözleri zorluyormuş gibi gerginlik hissi. Gözleri iyice açık tutma isteği. Gözler çok açılmış gibi hisseder ve sanki uzaktaki nesnelere bakmak ister; uzaktaki nesneler büyük görünür; yakın nesnelere bakmak rahatsızlık verir; oküler kaslarda gergin, çekici ve yorgun bir his vardır. Optik disk hiperemik. Retinal damarlar konjesyone, < solda. Göz kürelerinin üst kısmında ağrı. Göz kürelerinde ağrılılıkla birlikte künt, ağır ağrılar. Kapaklar ağırdır. Sol orbitanın üst kısmında ağrı, genişleme hissiyle birlikte. Görme bozulmuş; bulanık. (Alkolizme bağlı ambliyopi ya da Potasyum Bromürün aşırı dozlanmasından sonra; hallüsinasyonlar: sokakta ve bir odada güzel giyinmiş insanlar görür. Kırmızı ve yeşile karşı renk körlüğü.)
4. Kulaklar
Kulaklarda dolgunluk hissi. İşitme bozulmuştur. Kinin alımındaki gibi çınlama.
5. Burun
Burun kuruluğu; üşütmüş gibi bir hisle birlikte. Burun kemiklerinde ağrı. Sabah, ilk kalkınca çok hapşırma; burnun sol tarafı ile sol göz etkilenmiş görünür.
6. Yüz
Yüz, en ufak hareket veya heyecanla kızarır; bununla birlikte baş ağrısı > eder; dolgunluk hissi vardır. Sağ zigomatik kemikte ağrı, uyuşmayla birlikte.
8. Ağız
Ağız kuruluğu; dudaklarda da kuruluk, susuzluk olmadan; az tükürükle birlikte soğuk suyla >. Ağızda yapış yapış, yapışkan his. Acı, yapış yapış tat.
9. Boğaz
Arka burun pasajlarından beyazımsı, yapışkan akıntı, sürekli boğaz temizleme ihtiyacı yapar. Boğazda tahriş olmuş gibi kazıyan his. Ağrılılık: solda daha uzun sürer; yutmak ya da konuşmak ağrılıdır; içmekle anlık olarak > olur, kazınma ile birliktedir. Yutarken farenkste daralma. Arka burun pasajlarında tıkanıklık hissi. Kuruluk: farenkste ve arka burun pasajlarında; farenkste, ağrılılıkla birlikte. Boğaz tamamen kuru ve tutuktur. Bütün belirtiler soğuk içeceklerle ve yemek yemekle >.
10. İştah
İştah artmıştır. Öğle uykusundan sonra açlık; bütün gün sinirlilik. İştah ve susama azalmıştır. Soğuk içeceklere sık susama. Sudan tiksinme.
11. Mide
Geğirmeler: yemekten sonra; bulantılı. Bulantı: acı, yapış yapış tatla birlikte; sabah, gebelikteki gibi.
12. Karın
Şişkinlik hissi; giysileri çıkarınca >; sancı ve guruldama ile birlikte. Kolik: geriye doğru eğilmekle >; göbek altında; alt kısımda olup soyunmak veya sırtüstü yatmakla >; alt kısımda, sanki buzlu su varmış gibi. Hipogastriumda, sanki diyare başlayacakmış gibi rahatsızlık. Hipogastriumda ağrılı hassasiyet.
13. Dışkı
Dışkı: tenesmusla birlikte parlak, kanlı ve ipliksi; sarı, lapamsı; sabah onu yataktan apar topar kaldıracak kadar acildir.
14. İdrar Organları
Erkek üretrasında yanma, kaşıntıyla birlikte. Miksiyondan önce ve sonra prostatik üretrada ağrı. İdrar yapma isteği nadirdir. İdrara çıkma sık, az miktardadır. İdrar: az, koyu renkli, çok asidik, özgül ağırlığı yüksek; ayrıca balsamik kokulu ve yoğun biçimde üre yüklü.
15. Erkek Cinsel Organları
Glansta soğukluk hissi. İstek azalmıştır.
16. Kadın Cinsel Organları
İstek yok olmuştur. Vulvada kaşıntı, < kaşıma ve lökore ile temas. Adet görecekmiş gibi sürekli his. Overlerde ağrı; < basınçla; kesici ve zonklayıcı. Bir overde başlayıp ötekine geçen ağır sızlayıcı ve yavaş zonklayıcı ağrılar, ağrılar dönene kadar süren bir hassasiyet bırakır. Yıllardır hissedilmeyen uterin ve ovarian ağrılar yeniden uyanmıştır. Menstrüasyon sırasında üşütmeden olmuş gibi uterin kramplar. Uterin ağrılar; soyunmak ve sırtüstü yatmakla >; aşağı doğru basınç hissiyle birlikte. Uterus bölgesinde ağrılı hassasiyet, < giysi ve basınçla. Lökore açık sarımsı, kötü kokulu, deriyi tahriş eden ve boldur; bacaklardan aşağı akar. Menstrüasyon çok erken ve fazla uzamış; sonraki iki dönem de erken gelmiş ve bol olmuştur.
17. Solunum Organları
Ses kısık. Sert, kısa öksürük, inatçı yapışkan beyaz balgamla birlikte. Larengeal öksürük, soğuk su içmekle >, beyazımsı yapışkan balgam çıkarılmasıyla birlikte.
18. Göğüs
Göğüste ağrılı hassasiyet. Memelerde ağrı, < solda; sol meme ucundan memenin içine doğru; sol memenin altında keskin ağrı. Sol memede ezilmişlik hissi, basınçla ağrı. Memeler şiş ve dolgun hissedilir; şiş ve ağrılı hissedilir, meme uçları çevresinde kaşıntı vardır.
19. Kalp ve Nabız
Kalpte ölüm korkusu doğuran ağrı. Apeks bölgesinde ağrı. Kalpte baskı hissi. Kalpte, sanki atması duracakmış gibi çökkün bir his. Kalp faaliyeti hızlı, nabız dolgun ve güçlü. Nabız: hızlı; düzensiz ve zayıf; ve yavaş. Her üçüncü ya da dördüncü atımda diyastol neredeyse intermittansa varacak kadar uzar.
20. Boyun ve Sırt
Ağrı: boyunda; sol skapular bölgede çizgisel bir noktada; bel bölgesinde; sol ilium kresti üzerinde; sabah uyanınca bel bölgesinde, öğleye doğru >; yürürken aşağı kısımda; bel bölgesi boyunca, tutuklukla birlikte; bel bölgesinde aşağı doğru bastırıcı. Bel bölgesinde ağrılı, güçsüz his. Sırtın alt kısmında yorgunluk hissi.
21. Ekstremiteler
Bitkinlik: bacaklarda, dizlerde ve ellerde, uyuşma ile birlikte; kollarda ve ellerde.
22. Üst Ekstremiteler
Kollarda ve ellerde titreme. Bisepslerde, dirseklerde ve el bileklerinde ağrı. Sol ön kolda uyuşma. Hareketleri düzgün koordine edemediği için yazamaz ve yemek yerken ellerini iyi kullanamaz. Sol parmak eklemlerinde saplanıcı ağrı. Parmak eklemlerinde ağrılar.
23. Alt Ekstremiteler
Sendeleme. Adımda güvensizlik duyusuyla birlikte yürüyüş bozukluğu. Kaldırım çok yüksekmiş gibi görünür; bu yüzden adımlarını çok yüksek atar, bu onu sarsar ve baş ağrısını < eder. Uyuşma çoğunlukla dizlerin altındadır. Ağrı: sol kalçada; dizlerde; dizlerde ve çevrelerindeki tendonlarda. Dizlerde ve bacaklarda yorgunluk ve uyuşuk his; popliteal boşluklarda, < solda. Bacaklarda titrek olma. Baldırlarda ve ayaklarda karıncalanma, < solda. Bacaklarda bitkinlik; akşam yürürken, dengesizlikle birlikte. Ayak bileklerinde ödemli şişlik. Sol ayak sırtında ağır ağrı. Her iki küçük parmağın dış yanında uyuşuk karıncalı ağrı.
24. Genel Belirtiler
En küçük efordan titreme. Açlıktan olur gibi sinirli, titrek his. Fiziksel ve zihinsel olarak onu her türlü görev için elverişsiz kılan sinirli ve sarsak his. Kaslar dengesiz ve güvenilmezmiş gibi hissedilir. Sol tarafa yatamama. Genel sıkıntı ve dolgunluk hissi. Kloroformun yaptığına benzer bir hafiflik hissi. Güçsüzlük: sabah, tutuklukla birlikte; ağrı, gerinme, esneme ve hoş olmayan bir hisle birlikte.
25. Deri
Baldırlarda böcek gezer gibi karıncalanma.
26. Uyku
Uykusuzluk. Uyku: huzursuz ve kesintili; rahatsız ve erken uyanmalı. Rüyalar çok, çeşitlidir.
27. Ateş
Her gün saat on iki ya da bir sularında üşüme nöbeti başlayacakmış gibi his. Bütün vücutta kızarma hissi. Çok sıcak havada terleme yok.