Argentum metallicum
By James Tyler Kent — Homeopatik Materia Medika Üzerine Dersler
Genel hususlar: Metalik gümüşün incelenmesini ele alacağız.
Bu remedi'nin çok derin etkili bir ilaç oluşuna şaşmamalı; çünkü bütün tarih boyunca hem sembolik olarak hem de tıpta kullanılmıştır.
Tarih boyunca değerli bir madde olmuştur. Antipsoriktir ve semptomlarından hareketle ben onun aynı zamanda anti-sikotik olduğuna inanıyorum. Hayatın içine işler. Özellikle sinirleri, sinir kılıflarını etkiler. Sinirler boyunca şikayetler yapar.
Vücuttaki bütün kıkırdaklar bundan etkilenir. Kıkırdaklarda hipertrofi, eklemlerin kıkırdak kısımlarında, kulakların ve burnun kıkırdağında kalınlaşma meydana getirir.
Kıkırdaksı büyümeler ve tümörler; infiltrasyonlar oluşturur. Sinir dokusunu etkiler; derin organik bir remedidir.
Sıradan bir remediden daha fazlasıdır; çünkü insanda ne varsa hepsini etkiler. Özellikle uyarıları taşıyan sinir liflerini etkiler. Beyni çok derin bir biçimde etkileyerek değişikliklere ve yavaş yavaş yumuşamaya yol açar.
Zihin
İnsan üzerindeki genel etkisinde garip bir özellik, daha çok zihinsel yetileri seçip etkilemesidir.
Duygulanımlarını pek az bozar; yalnızca iradi alanında hafif ve belirsiz değişiklikler yapar.
Fakat hafıza, insanın zihinsel yanı, giderek artan biçimde imbesilliğe kadar bozulur. Büyük ıstıraplarda, hem de bu ilaç ıstırapla doluyken, onun muhakeme yetisini etkiler.
Hemen bütün baş ağrılarında, sırt ağrılarında ve vücutta oluşturduğu koparıcı , yırtıcı ağrılarda hafızasını ve muhakeme yetilerini bozar.
Düşünme yetisini bozar. Ve bu durum, zihinsel yetileriyle çalışmaya alışkın kişilerde ortaya çıkar.
İş adamları, öğrenciler, okuyanlar ve düşünenler. Muhakeme eden kimseler bir noktaya gelir ki artık akıl yürütemezler ve en ufak zihinsel çaba vertigoyu başlatır.
Yorgundur. Bütün semptomlar uykudan sonra daha kötüdür. Güne dinlenmiş olarak başlamak yerine sabah zihinsel yorgunluk ve güçsüzlükle uyanır; öyle ki güçlükle hareket eder ve yeni bir günün zihinsel ya da bedensel çabası için kendisini toparlaması büyük zorlukla olur.
Ağrılar: Biraz daha zihinsel çalışma yapmaya kalkışırsa baş ağrısı olur. Baş ağrısı çoğunlukla başın ön tarafındadır, fakat oksiputta da olabilir.
Onunla ilgili başka garip bir özellik de, sinirler boyunca, özellikle alt ekstremitelerde görülen koparıcı, yırtıcı ağrılarla dolu oluşudur.
Sinirler parça parça yırtılacakmış gibi yırtıcı ağrılar (istirahat sırasında).
Soğuk, nemli hava, fırtınalı hava romatizmayı başlatır; çok şişlikle değil, her ne kadar onda bu da bulunsa da, görünüşe göre kıkırdaklarda ve sinirler boyunca ağrılarla.
Ve bu ağrılar öylesine şiddetlidir ki yerinde duramaz. Bundan dolayı soğuk, nemli havadan, üşütmeden, eklemlerde ve sinirlerde ortaya çıkan öyle bir romatizmal durum vardır ki yürür de yürür.
Birçok semptom özellikle yürümekle daha iyidir. Çok yorgun ve bitkindir, ama ağrı o kadar şiddetlidir ki onu yürümeye zorlar. Bu ağrılar birçok kez bol miktarda kahve içmekle hafifler; bu da hastalığı baskılar ve üzerinde her türlü güçlüğü bırakır; bunların altında çöküş tehdidi altındadır ve zamanla neredeyse işe yaramaz hale gelir.
"Zihinsel güçsüzlük. Fiziksel bitkinlik."
Koparıcı, yırtıcı ağrılar. Eklemlerin, eklem kıkırdaklarının etkilenmeleri. Kemikler boyunca yırtıcı ağrılar ve henüz gençken gerçekten yıkılmış, yaşlı, çökmüş bir bünyeye dönüşür.
"Kırk yaşındaki bir adam seksenlik gibidir."
Bütün bu ağrılar hareketle daha iyidir.
Yine, infiltrasyonlarla doludur. İltihaplanmış kıkırdaklar infiltre olur ve sert düğümler haline gelir. Kıkırdak dokusunda fazlalık vardır; öyle ki eklemlerin çevresindeki kıkırdaklar kalınlaşır.
Kulakta ve burunda kıkırdak kalınlaşır. Epiteliyoma ait infiltrasyon. Skirrhusta ve epiteliyomada harika bir palyatif olmuştur. Epiteliyomayı iyileştirmiştir.
Serviks uteri epiteliyomunu iyileştirdiği kayıtlardadır.
Her yerde ülserasyon; fakat başlangıcını kıkırdak dokudan alan, hücresel dokudan dışarı açılan ve bol akıntı veren ülserlerdir. Ülserler tabanlarında infiltre olur ve sertleşir.
Belirgin başka bir özellik de her iki testisi etkilemesidir, fakat baskın etkisi sağdadır. Sol yumurtalık ve sağ testis.
Böyle şeyler ilginçtir; bir cinste vücudun bir yanında semptomlar üretirken öbür cinste karşı tarafta üretmesi.
Her türlü tümörü, yumurtalık büyümesini ve doku infiltrasyonlarını iyileştirmiştir. Üşüyen bir remedidir. Sıcak tutulmak ister ve ağrıları sıcakla hafifler.
Baş ağrıları sıcakla hafifler; basınçla, başı sarmakla hafifler. Hastanın başı sarıldığında bu baş ağrısı semptomlarını birçok kez iyileştirdim.
Şimdi bu ilaçta hastayı hayati ısı eksikliği olan biri olarak sınıflandırırız. Sıcak olmak ister. Zayıf olmaya yatkındır; giderek daha zayıf, daha sinirli, daha hassas olur.
Her türlü kaprise bürünür. Gümüşe ihtiyaç duyan kadınlar, sinir durumlarında çok kez öylesine garip ve açıklanamaz şeyler yaparlar ki (karşılaştırınız Argentum nitricum) arkadaşlarının bütün sempatisini kaybederler ve histerik diye anılırlar.
Sinirlerin derin yerleşimli rahatsızlığı. Çevresine karşı giderek daha hassas hale gelir.
Şimdi, Argentum met.'in zihinsel durumu tam da şaşkınlığın uyandırdığı, tam da duygulanımların harekete geçirdiği, tam da korku, öfke, ürküntü ve zihinsel sarsıntıdan doğan denge kaybının yarattığı türdendir.
Bu hasta çevresine karşı bu kadar hassas ve rahatsız edilmeyle bu kadar bozulmuş olduğu için, ağrılarıyla birlikte deliryuma girer; ve bu, düşük tipli ateşlerde gördüğümüz istemsiz deliryum değildir, fakat vahşileşir ve öfkeyle dolar.
Zihinsel heyecan, öfke ve büyük bir hızla saçma şeyler konuştuğu bir hal alır. Bazen konuşmasında olağandışı bir heyecan evresi vardır; düşüncesinin niteliği tümüyle karmakarışıktır.
Bütün zaman boyunca sarhoşmuş gibi görünür; bir konudan başka bir konuya atlar ve geveler. Bir an için zihinsel bakımdan çok yoğun ve çok faal görünür, sonra ne konuştuğunu bütünüyle unutur.
Toplum içinde konuşmaya isteksizlik.
Çünkü yetersizdir. Zihnen yorgundur ve ne konuştuğunu unutur. Söyleminin izini kaybeder; konuşmaktan korkar, çünkü konuşurken şikayetleri artar. Cevap vermeye zorlanırsa başı döner, her tarafında tuhaf bir his duyar ve sinirsel sarsıntılar ya da şoklar olur.
Ve bu şoklar yorgunken içinden elektrik çarpması gibi geçer. Aniden gelir, ama bunun gelmesi için en elverişli zaman tam uykuya dalmak istediği andır. Artık günün bütün dertlerinden uzak olduğunu ve dinlenebileceğini düşünür; uyku çöker çökmez baştan ayağa bir şokla sarsılır, ardından bir başkası, bir başkası; bazen bütün gece baştan ayağa sıçrayıp durur.
Ekstremiteleri sıçrar, alt ekstremiteleri seğirir ve sarsılır; sonra yataktan kalkar ve yürür, bunu yürüyerek geçirmeye çalışır. Bu, Argentum nitricum'un proving'inde de ortaya çıkar , fakat aynı derecede Argentum met.'e de aittir ve Argentum met. bunu uzun zamandır iyileştirmektedir. Hahnemann remediyi incelemesinde uykuya dalarken gelen şokların önemini vurgular. Ekstremitelerde şoklar.
Fakat bütün bedeni sıçratan şey elektrik gibi bir şoktur. Sağlığı hakkında kaygılıdır. Kesinlikle çöktüğünü düşünür, çünkü giderek daha zayıf düşmektedir. Huzursuzluğu artmasına rağmen yürüyemez. Zihinsel ya da fiziksel egzersizi sıkıntı duymadan yapamaz. Derin düşünmeden ya da sıcak bir odaya girer girmez başı döner; bu, baş sorunlarının ve sensoriumun birkaçına ait bir istisnadır; genellikle soğuğa hassastır. Ev içinde, oda havasız olduğunda başı döner.
Bu remedide şaşırtıcı bir özellik, çok sayıda şikayetin tam öğle saatinde başlamasıdır; ağrılar ve üşüme nöbetleri de böyledir. Öğleyin yumurtalıkta ağrı. Sarhoşlukta olduğu gibi vertigolu baş dönmesi.
Baş ağrıları frontal ve oksipitaldir. Tek taraflı beyin etkilenmesi. Tek taraflı baş ağrıları. Başın bir tarafında bir seferde bir tarafta görülen şiddetli nevralji; sanki beynin derinindeymiş, sanki beynin yarısını tutuyormuş gibi. Baş ağrıları çoğunlukla sağ tarafta olmuştur; tek taraflı baş ağrıları.
Güneşe maruz kalmaktan çökmüş, bitap düşmüş ve aşırı yorulmuş hastalar. Saçlı deride, kulaklarda, burada burada bedenin çeşitli yerlerinde kaşıntılı alanlar.
Donuk gibi kaşıntı ve yanma. Agaricus'taki gibi, ayak parmaklarında, kulaklarda kaşıntı ve yanma vardır; bölgeyi kaşır ve deri soyuluncaya, sızıntı başlayıncaya kadar kaşır, ama kaşımayla rahatlama olmaz.
Kulaklarda çiğlik vardır; kulakları sürekli kurcalama ve kaşıma bunu sürdürür. Karıncalanma, kaşıntı ve yanma nedeniyle deriyi kaşıyıp kaldırır.
Gözler
Bir başka garip özellik de gözlerle ilgilidir. Gümüş, küreden çok kapakları etkiler. Görmeyi etkiler; görmede bulanıklık ve görme kaybı yapar; fakat kapaklarda infiltrasyon, kapaklar neredeyse kıkırdak kadar sert oluncaya dek kalınlaşma yapar.
Mukoza infiltre olmuş ve serttir; göz kapakları açılamaz. Spazmodik olarak kapanırlar; zor kullanılmadıkça birbirinden ayrılamazlar. Kalınlaşma ve infiltrasyonla giden bir blefarittir.
Bol akıntı. Bunu kataral bir bölge olarak ele alırken şunu söyleyeyim: bütün remedy boyunca pasif kataral akıntılar bulacağız. Bazı olgularda kalın ve sarıdır, ama yine de pasiftir; mukozanın pasif bir halidir. Fakat Argentum met.'in karakteristik, başlıca akıntısı gri, kalın, yapışkan mukustur.
Akciğerlerden ve hava pasajlarından, trakeadan ve larinksten gri mukus çıkarır. Vajinadan gri mukus, üretradan gri mukus, gözlerden gri mukus gelir. Yalnız birkaç durumda sarı akıntılar vardır.
Larinksteki ve göz kapaklarındaki gibi ülserasyon meydana geldiğinde, bu ülserasyondan kalın, sarı akıntılar olur; fakat ülserleşmiş mukoza yüzeylerinden gelen akıntı, üretra dışında genellikle gri bulunacaktır.
Eski kronik gonore vakalarını iyileştirmiştir. Bir remedinin genel karakterini kavrarsak, her bölgeye gittiğinde ne bekleyeceğimizi biliriz. Bir remedinin genel karakterini bilmiyorsak ne bekleyeceğimizi bilmeyiz; ve girdiğimiz bir bölgede onun tam tersini görürsek, bunun bir özellik olduğunu ve genellerine uymadığını anlarız.
Ama her şeyden önce genel olanı, beklenebilecek olanı, remedinin doğasına ait olanı ayırt etmemiz gerekir; öyle ki karşıtlarını gördüğümüzde bunları tanıyabilelim ve bunların karşıt, özel ve istisnai şeyler olduğunu bilelim. İşte Argentum'un karakteristik özelliklerinden biri: kaşıntı.
"Kulakta, kanayana kadar kaşıma."
Şimdi bu kaşıntı bütün dış kulağı tutar ve kulağın içine uzanır; o kadar kaşır ki kulak kızarır, şişer ve kanar.
O kulağın kıkırdağı yumrulu ve nodülerdir; infiltre olmuştur. Burnun kıkırdakları da infiltre olur. Argentum met., cerrahın hastanın daha iyi nefes alabilmesi için burnun içinden bir parçayı çıkardığı ve ameliyat edilen bu vakaların birçoğunu iyileştirir.
"Burundaki kemiklerin kalınlaşması, nazal pasajlardaki mukozanın ve hücresel dokunun kalınlaşıp yapımının artması."
Argentum met. böyle vakalarda sık sık endikedir. Bu remedinin çok belirgin bir etkisi vardır. İnfiltrasyonlar ilerleyerek kalınlaşma ve sertleşmeye gider; sonra eklemlerde serum olur. Vücudun her yerindeki kıkırdak nekrozunda bilinmesi gereken en önemli remedilerden biridir.
Fakat bununla birlikte remedinin sahip olduğu, tarif ettiğim türden sinirsel ve zihinsel semptomlar da bulunmalıdır. Hasta hastalıklı, soluk, kaygılı, yorgun görünür. Çökmüş bir hastadır. Bir Argentum met. hastası, yıllar önce homeopatik bir hekimi olması gereken, fakat fazla ileri gitmemişse şimdi de yamalanıp yarar görebilecek kadar kalan, hastalıklı bir kimsedir.
"Boğazda ağrılı gerginlik ve çekilme. Boğaz çiğ ve ağrılı hissedilir; ekspirasyon sırasında sanki yara gibi acır. Bu larinkse kadar uzanır. Solunuma bağlı hassasiyet. Öksürmeden larinkste çiğlik. Kolayca çıkarılan bol miktarda gri mukus. Sağ tarafta fauces'ta gerginlik."
Karın
Argentum met.'in abdominal rahatsızlıkları vardır. Karında ezilmiş, berelenmiş gibi hisler. Bunlar mukozaların kataral iltihabından karındaki bütün dokuların genel konjesyonuna ilerlerse ishal başlar ya da en inatçı karakterde kabızlık olur; mezenter bezlerinde tüberküloz, aşırı zayıflama, güçsüzlük, titreme görülür.
Bedenin çeşitli yerlerinde paralitik hisler. İdrar yolları şikayetleriyle ilişkili olarak bütün karında ağrılı hassasiyet. Tüberküloz, kanserli etkilenmeler ve sözünü ettiğimiz infiltrasyonlar gibi düşük düzeyli doku yapımı bozuklukları vardır.
Kuru dışkı, kum gibi. Sindirilmemiş dışkı; çok pis kokulu. İdrar yolları mukozalarının, bütün üriner traktusun kataral iltihabı. Albuminüriyi iyileştirir; idrarda şekerle giden diyabeti iyileştirir; böbreklerin çökmüş birçok durumunu iyileştirir. Düşük, çökmüş bünyeler. Peynir altı suyu gibi idrarın çok büyük miktarlarda çıkması. Bol idrar akışı. Çocuklar uykuda idrar kaçırır. Çökmüş, sinirli bünyeler uykuda idrar kaçırır.
Genital organlar: Hem erkek hem kadın genitaliası üzerinde çok belirgin etkisi vardır. Erkekte özellikle testisleri ve mukoza yolunu etkiler. Testisleri infiltre ederek sertlik meydana getirir. Metinde şöyle denir;
"Sağ testiste ezilmiş gibi ağrı."
"Giysi, yürürken ağrıyı artırır."
İnfiltrasyonla birlikte iltihap. Kronik orşit. Gonoreyi izleyerek epididimden başlayan ve kanserli bir etkilenme olduğundan kuşkulanılan çok şüpheli bir testisi iyileştirmiştir. İltihap, büyük sertlik, ağrı, şişlik, yanma ve iğne batar gibi ağrılar.
Burada çok önemli olan başka bir semptom vardır:
"Başlangıcından beri torpid karakterli, sekiz aydır süren sarımsı-yeşilimsi gonore."
Bu klinik semptom doğrulanmıştır.
Şimdi, gonorede akıntının erken dönemde sarı ya da sarımsı-yeşil ve kalın olması, sonra giderek daha açık hale gelmesi, beyazımsı kalın ya da ince bir hal alması, karakterinin açılarak sonunda beyaz, kronik üretral akıntı niteliğine dönüşmesi doğaldır. Argentum met., akıntı sarı kaldığında gereken remedidir.
Ağrının hepsi kesilmiştir; ve genellikle ağrı kesildiğinde akıntı kısa sürede açılmaya başlar, fakat Argentum met. vakalarında ağrı kesilir, akıntı pasif hale gelir, üretra ağrıya hassasiyetini kaybeder ve mukoza büyük ölçüde duyusunu yitirir; ama kalın yeşilimsi ya da sarımsı akıntı sürer. Şimdi, uzun süredir devam eden bu kalın pasif akıntılarda, eski vakalarda, remedi bulmakta çok zorlanırız.
Sarı kalmaya ve kalın kalmaya devam eden bu eski, inatçı vakalar. Olağan remedilere boyun eğmezler; bunlar özel bir remediler sınıfına girer. Argentum met., Alumina, Alumen, Sulphur . Erken dönemde genellikle düşünülmeyenlerdir, fakat hastanın genel konstitüsyonel durumu semptomlarının karakterini oluşturur.
Kadında yumurtalık rahatsızlıkları, infiltrasyon, sertlik, kistik rahatsızlıklar, kistik yumurtalıklar vardır ve bunlar bu remedyle iyileşir; ovaryen tümörler; çok büyük, sert, indüre yumurtalıklar, özellikle sol tarafta. Sağ testis, sol yumurtalık. Sol yumurtalıkta ve sırtta ağrı. Sol yumurtalıkta ağrıyla birlikte prolapsus. Otururken belin alt kısmında ağrı. Her iki tarafın şikayetlerini iyileştirse de, iyileştirmeler ağırlıklı olarak sol yumurtalıkta olmuştur.
Bu remedide bulunan bir başka büyük özellik de bütün bedende güçsüzlük, kaslarda gevşeme, titreme olmasıdır; ve şimdi bu düşünce, bu remedy özelliği, pelvik organlara uygulanırsa, uterusu yukarıda tutan kasların, geniş bağın vb. gevşeme halinde olduğu, uterusu aşağı saldıkları görülür. Başka bir deyişle prolapsus elde ederiz.
Prolapsus: Homeopatik remedilerin tonisite oluşturma ve bununla prolabe uterusu normal pozisyonuna geri getirme yeteneklerinin ne kadar harika olduğunu; kadınların genellikle tanımladığı aşağı çekilme hissini, iç kısımlar sanki dışarı zorlanıyormuş duygusunu kaldırabildiklerini öğrendiğinizde şaşıracaksınız.
Bunların hepsi prolapsusa eşlik eden hislerdir. Argentum ilaçlardan biridir. Aslında bütün pelvik sistem dolgun ve tıkanmıştır, ağırlığı artmıştır; dokular infiltre olmuş, sertleşmeye yatkındır. Serviks konjeste ve indüredir. Ülserasyona gider.
Çok büyümüş, konjeste. Serviks epiteliyomunda yanma, iğne batar gibi ağrılar, bol, pis kokulu, sarımsı-yeşil ve kanlı akıntıyla palyatif bir ilaç olmuştur. Menoraji eğilimini, bol adet akışını iyileştirmiştir; kanamalarda bulunması gereken gevşeme, semptomlar uyuştuğunda ve genel durum mevcut olduğunda kısa sürede aşılır. Uterus ülseri; akıntı pürülan, ihorlu.
"Bazen dayanılmaz pis kokuyla birlikte kanlı su."
Bu ilaçta ağırlığı artmış, dokuları infiltre olmuş ve sertleşmeye yatkın bir durum vardır. Serviks
"Uterus boynu çok şişmişti; farklı yönlerde ülserlerle derin biçimde aşınmış, süngerimsi bir kitle görünümü veriyordu."
Uterusun skirrhus vakasında verildiği yerde şöyle denir.
"Üç günden az bir sürede pis koku bütünüyle kayboldu."
Bir remedi bu şekilde etki ettiğinde büyümeyi gerçekten durdurur. Gerçekten de on dört ila on altı ay içinde sonlanacak kanserli bir durum iki ya da üç yıl sürebilir ve hasta rahat kalabilir.
Endike olan remedi ülserasyonu durdurur, yıkımı frenler ve hastayı yıllarca rahat ve arkadaşlarıyla birlikte tutar. Kanserli etkilenmelerde yaşam düzeyi çok düşüktür. Organizmanın düzeni genellikle yeniden kurulamayacak derecede bozuktur.
Ses ve larinks: Sonra larinks durumuna geliriz. Harika bir larinks ilacıdır. Şarkıcılarda ve konuşmacılarda görüldüğü gibi, sesin aşırı kullanımından gelen iltihapla birlikte ses kaybı. Larinksi çok kullanmak zorunda olan biri. O zaman bu, vokal kordların paralitik bir güçsüzlüğüdür. Bu remedinin bütünü boyunca, azıcık uzamış efordan bile kötüleşme vardır; eforla kötüleşen paralitik bir eğilim.
Akciğerlerde de, bedenin her bölümünde de böyledir. Ve sonra ses kaybı gelir. Şimdi infiltrasyon yapabilme yeteneği hakkında bildiğimiz her şeyi buna uygulayın.
Larinks tüberkülozu vardır. Şarkıcılar, topluluk önünde konuşanlar; çökmüş, sinirli, sindirimi kötü, kalıtımı kötü olanlar larinks tüberkülozuna yakalanırlar ve ses kaybolur. Ardından ülserasyon gelir. Ve bu rahatsızlık sonunda akciğerlere iner. Zayıflarlar ve gece terlemeleri olur.
"Ses kaybı." Genel olarak ağrılı bir karakterdedir.
Yine, soğuk algınlıkları larinkse yerleşir.
"Yüksek sesle tek bir sözcük söyleyemez; larinkste sürekli gıdıklanma vardır, öksürüğü kışkırtır."
Larinksin üst kısmında çiğlik ve hassasiyet. Gülme öksürüğü kötüleştirir; gülme larinkste gıdıklanma yapar, ve büyük miktarda gri mukusu kazıyıp çıkarır.
Eğer tahriş daha küçük hava pasajlarında, akciğerlerdeyse, gülme onu öksürüğe tutar ve gri mukus kazıyıp çıkarır.
"Trakeanın bifürkasyonu üzerinde, ses kullanırken, konuşurken, gülerken ya da şarkı söylerken çiğ bir nokta."
Göğsün ortasında çiğ bir his.
"Seste pürüzlülük ve ses kısıklığı. Larinks fti̇zisi;"
o solmuş gençlerde; yirmi beşi geçmemiş bir genç adam elli yaşında görünür. Sanki çok dert çekmiş gibi çok kırışıklığı vardır.
Kuru öksürüğü vardır; biraz gri mukus çıkarır. Yine de biraz çelimsiz ama dolaşabilir durumda olabilir. Kalıtsal fti̇zisi vardır. Öksürük derin bir öksürüktür; gülmekle, konuşmakla ve sıcak bir odada kötüleşir. Gülme öksürüğe ve larinkste mukusa yol açar.
Bu remedi bu tehdit edici fti̇zisi, bu kuru, rahatsız edici öksürüğü yana çevirir. Özellikle biraz kuru, kuru kesik kesik öksürük bu remedinin kapsamına girer. Hiçbir durumda Bry'de bulduğumuz türden şiddetli spazmodik sarsıcı öksürükleri beklemeyiz.
Öksürürken larinkste hassas bir his.
"Öksürüğe kolay bir ekspektorasyon eşlik eder."
Genellikle mukusu çıkarmak için çok öksürmez; daha çok hafif bir tahrişi gidermek için öksürür; fakat mukus olduğunda genellikle kolay gelir. Birçok remedide bulduğumuz gibi ayırıp çıkarması o kadar güç değildir.
"Larinkste kolay ayrılan mukus."
Onu yalnızca larinksin bir çabasıyla adeta kazıyıp çıkarır. Gündüz ve akşam larinkste öksürük ve kazıma; sıcak odada daha kötü, açık havada ve hareketle daha iyidir.
Göğüste bir güçsüzlük hissi vardır. Bu göğüs güçsüzlüğünü gösteren iki remedi vardır ve bunları birbirinden kolay ayıramazsınız.
Zayıf ses, zayıf göğüs; göğüs kasları o kadar güçsüz hissedilir ki nefes almak, konuşmak ve öksürmek çok zor gelir.
Bu iki ilaç Argentum met. ve Stannum .
Göğüs kaslarında büyük güçsüzlük. Hasta bunun üzerinde çok durur ve bu güçsüzlük tüberkülozla açıklanabilecek olandan çok daha fazladır; göğüste bir kas güçsüzlüğü hissi vardır.
Göğsün paralitik güçsüzlüğü. Elbette bu, göğüste korkunç güçsüzlüğü olan Antimonium tart .'dan tamamen farklıdır; fakat o remedide bunun akut etkilenmelerde olduğunu hatırlarsınız.
Uzun süren şikayetlerde, eski hastalıklarda uygundur; dolayısıyla " göğsün büyük güçsüzlüğü " anlatmaya çalıştığım şeyi ifade eder ve hastaların çoğu zaman tarif etmeye çalışırken başaramadıkları da budur.
"Doktor, göğsümde kendimi öyle güçsüz hissediyorum ki."
Şimdi bu remedi kardiyak bozukluklarla doludur. Sırtüstü yatarken çarpıntı.
"Göğüste bir titreme hissi."
Farklı hastaların tarif edeceği biçimde göğüste bir ürperme, çırpınma ya da titreme hissi; göğüste titreme.
Bütün bedende, ellerde ve ayaklarda bu titrek güçsüzlük; genel titremeyle birlikte çarpıntı bu remedide kuvvetlidir.
"Sık çarpıntı. Gebelikte çarpıntı. Gece çarpıntı. Baş ağrılarıyla ilişkili çarpıntı."
Genel güçsüzlükle birlikte. Yavaş yavaş artan güçsüzlük. Genel güçsüzlüğünden dolayı yürürken dizleri birbirine çarpar. Dizlerde titreme, çarpıntı ve genel güçsüzlükle birlikte. Ekstremiteler sertleşir,
"Ekstremitelerde, uyumuş gibi uyuşma."
Güç kaybı. Şikayetlerin birçoğu istirahat sırasında artar . Sırtta ve ekstremitelerde otururken ağrı, yürürken daha iyi. Remedilerde mümkün olan bütün sinirsel heyecan bu remedide ortaya çıkar.