Sarsaparilla. (Sarsaparilla Officinalis.)
By Constantine Hering — Materia Medikamızın Yol Gösterici Belirtileri
Yabani Meyan. Smilaceæ.
Hahnemann, Hermann, Teuthorn, Brunner, Nenning, Schreter tarafından kanıtlanmış; Chronische Krankheiten; Hancock, Krahmer, Pehrson, Hering's Monograph; Berridge, N. Am. J. of Hom., 1872; Am. Obs., 1875; The Organon, cilt 1, s. 107.
KLİNİK OTORİTELER.
- Melankoli, Neidhard, Raue's Rec., 1870, s. 366; Baş ağrısı, Neidhard, A. J. H. M. M., cilt 1, s. 106; Farrington, A. J. H. M. M., cilt 2, s. 101; Griggs, A. J. H. M. M., cilt 5, s. 450; Oksiputta ağrılar, Neidhard, T. H. M. S. Pa., 1884, s. 324; Bright hastalığı, Kent, Med. Adv., Oca., 1889, s. 46; İdrar yapma güçlüğü, Berridge, A. J. H. M. M., cilt 2, s. 101; Dizüri, Boyce, Am. Hom., Eyl., 1878, s. 99; Noktürnal enürezis, W. M. J., Hom. Phys., cilt 6, s. 232; Mesane affeksiyonu, Lippe, Org., cilt 1, s. 269; Boyce, Org., cilt 2, s. 133; Sistit, Swift, Hom. Phys., cilt 3, s. 354; Mesaneden hava çıkışı, Ring, H. M. S. O., 1873, s. 11; Raue's Rec., 1870, s. 217; Taşlar, Hartm., Gross, Rück. Kl. Erf., cilt 2, s. 31; Böbrek taşı, Knerr, MSS.; Spermatorrö, Baldwin, N. A. J. H., cilt 22, s. 262; Hunt, Raue's Rec., 1870, s. 243; Spermatik kordlarda şişlik, Berridge, Hah. Mo., cilt 10, s. 75; Hom. Phys., cilt 9, s. 147; Bastırılmış gonore, Rosenberg, Rück. Kl. Erf., cilt 2, s. 98; Menstrüel bozukluk, Minton, Med. Inv., cilt 5, s. 19; Dismenore ve memede ağrı, Burnett, Org., cilt 3, s. 269; Lökore, Miller, Hah. Mo., cilt 8, s. 43; Klimakterik bozukluk, Smith, A. J. H. M. M., cilt 1, s. 146; Memede skirhus, Hart, Org., cilt 3, s. 107, A. H. O., 1879'dan; Astımda kullanım, Meyer, Rück. Kl. Erf., cilt 5, s. 801; Dizlerin iltihabı, Robert, Org., cilt 3, s. 564; Bacakta ülser, Gilchrist, Gilch. Surg., s. 84; Bacak egzaması, Blake, B. J. H., cilt 30, s. 118; Baygınlık hissi, Hah. Mo., cilt 10, s. 77; Aralıklı ateş, Berridge, A. J. H. M. M., cilt 4, s. 38; Sifiliz, Rummel, Rück. Kl. Erf., cilt 2, s. 167; Döküntüler, Holcombe, Med. Inv., cilt 9, s. 4; Kronik döküntü, Hirsch, B. J. H., cilt 25, s. 393.
ZİHİN [1]
Ağrıların neden olduğu ruhsal çökkünlük.
Ağrılarla birlikte anksiyete.
Somurtkan, çalışmaya eğilimli.
Bilinen bir neden olmaksızın kasvetli, ümitsiz; güçsüzlük.
Sinirli, sabırsız ya da değişken; çok kolay gücenir, nedenini unutamaz.
Yediği yiyecekleri düşünmek midesini bulandırır.
Ümitsiz, kasvetli bir mizaç, umutsuzluğa varacak derecede; bilinen bir neden yoktur; büyük bitkinlik, ağızda ekşi, çiğ, sümüksü tat, özellikle kahvaltıdan sonra.
Baş ağrısına dayanamayacağını düşünür.
Çocuk kaşıntıya dayanamaz, çok sabırsızdır.
SENSORİYUM [2]
Donuk, sersem bir his; zihnini dersine veremez.
Başta ağırlık.
Baş dönmesi: pencerede ayakta dururken ansızın bilinçsiz halde geriye doğru yere düşer; aynı anda boğaz şişer, öncesinde ve sonrasında ekşi geğirmeler olur, gece şiddetli terleme vardır; sabahleyin tek bir nesneye uzun süre bakınca bulantı ile; otururken ve yürürken baş öne düşecek gibidir.
Açık havada sendeleyip öne düşer.
BAŞIN İÇİ [3]
Bulantı ve ekşi kusma ile baş ağrısı.
Alnın ve başın sol tarafında baskı ya da batıcı ağrılarla birlikte baskı.
Başta büyük bir ağırlığın baskısı gibi baş ağrısı; baş öne doğru düşmeye meyillidir.
Sabahleyin başın sağ yarısının derininde baskı ve kaşıntı.
Başın tepesinde zonklama; yürümekle <, hatta sonradan oturunca bile; zaman zaman şakaklar, alın ya da oksiput boyunca ağrı.
Başın sağ tarafında, beynin derininde şiddetli zonklama.
Başta, sanki büyük bir çana vurulmuş gibi bir uğultu çeşidi.
Başta dalgalanma ile birlikte donuk bir titreme (wuwwern).
Başın sağ tarafında, beynin derininde vurma ve seslenme.
Yemek sırasında baş çok sıcaktır, alın terlemesi ile birlikte.
Sağ parietal kemikte öne, şakağa ya da yüze doğru saplanıcı ağrı.
Vertekste baskı, yavaş yavaş artıp azalır.
Merküryal sifilitik baş affeksiyonları.
Sağ parietal kemikte öne, şakağa ya da yüze doğru saplanıcı ağrı; açık havada sendeleme ve öne düşme. θ Merküryal sifilitik affeksiyon.
Sifiliz ve merkürizasyon sonrasında, başın arkasından öne doğru saplanıcı ağrı ile birlikte şiddetli kaşıntı.
Oksiputtan gözlere doğru fırlayıcı ağrı, bulantı ile; başa kan hücumu; ayaklar ve eller soğuk. θ Sinirsel baş ağrısı.
Bütün gün şiddetle ıstırap çeker; akşam yaklaştıkça ağrılar daha da şiddetlenir, her paroksizmde başını bir yana çekip çığlık attırır; ağrılar esas olarak sağ tarafta sınırlıdır, nabızvari ve saplanıcı karakterdedir, oksiputtan yukarı ve öne kulağın üzerinden şakağa dolanıp alnın üzerine doğru yayılır.
Başta, çoğunlukla alında künt ağrı; akşam <; özellikle sıcak odada vertigo; sersem his; prostrasyon; akşam çok uyuklama, fakat gece boyunca sakin uyuyamama; haftada bir ile üç kez, şehvetli rüyalarla bağlantılı olarak gece seminal boşalmalar; sabah ağızda acı tatla yorgun his; spermatik kordlara aşağı doğru yayılan bel ağrısı. θ Spermatorrö.
Başta donuk, sersem his, zihnini çalışmalarına verememe, bazen sanki başın üzerine bir şey bastırıyormuş hissi; zaman zaman zihinsel ıstırap; gözlerin önündeki sisli ya da dumanlı görünüm nedeniyle gece okuyamama; büyük güçsüzlük ve prostrasyon, onu işe elverişsiz kılar; kaslar yumuşak ve gevşektir; en ufak heyecan, cinsel duygu olmaksızın meni boşalmasına yol açar; ergenlikten beri mastürbasyona bağlı inatçı kabızlık, seminal kayıplar; şehvetli rüyalarla emisyonlar.
DIŞ BAŞ [4]
Saçlı derinin hassasiyeti; saç dökülmesi.
Saçlı deride, irininden temas ettiği her yeri iltihaplandıran nemli döküntü.
Crusta lactea, yalnızca yüzde küçük sivilcelerle başladığında endikedir; çok kaşıntılıdır, çocuğu kaşımaya zorlar; anne babada tetter eğilimi vardır.
Crusta serpiginosa, derinin geniş yayılmış inflamatuvar affeksiyonu ile birlikte; çocuk buna dayanamaz ve çok sabırsızdır; açık havada kabuklar düşer ve yeni deri çatlar.
Kafatasında nemli kabuklar.
Taranınca saçlı deride büyük hassasiyetle birlikte saç dökülmesi.
Plica polonica.
Başın merküryo-sifilitik affeksiyonları.
GÖRME VE GÖZLER [5]
Tek bir nesneye uzun süre bakınca baş dönmesi.
Gözlerin önünde titreşme, baş ağrısı ile birlikte.
Sol gözde, sanki üzerine tül serilmiş gibi büyük bulanıklık.
Gözlerin önünde sis; okuma güçleşir.
Mum ışığında okumak gözleri ağrıtır, kâğıt kırmızı görünür.
Gözlerin önünde sis gibi kararma; okurken bulanıklık; seminal boşalmalardan sonra <.
Mum etrafında hale.
Gün ışığı gözlerde ağrı yapar.
Pupillalar dilate.
Sol gözde, sanki bir kum tanesi varmış gibi baskı.
Önce sol sonra sağ gözde ağrı, görmede bulanıklık ile.
Gözler kapatılınca içlerinde batma.
Gözlerde baskı, yanma ile dönüşümlü olur.
Her iki gözde, sanki toz ya da kum varmış gibi sık sık batma; açık havada >.
Kapaklar kapatılınca gözlerde batma ve kapalı gözlere baskı yapılınca şiddetli ağrı; aynı zamanda korneadan dış kantusa uzanan geniş kırmızı bir şerit.
İç kantuslar mavimsi ve şişkindir; oksiputtan öne doğru baş ağrısı; merkür kötüye kullanımı.
Sağ üst kapakta seğirme.
Gündüz gözyaşarması; sabah kapaklar yapışıktır.
Bastırılmış tetter sonrası oftalmi.
İltihaplı, kuru göz kapakları.
Göz kapaklarında kaşıntı benzeri döküntü.
İŞİTME VE KULAKLAR [6]
Kelimeler kulakta yankılanır.
Konuşurken başta sanki bir çan vuruluyormuş gibi ses olur.
Kulak memesinde yanan, kaşınan kabuk.
KOKU ALMA VE BURUN [7]
Sabahleyin hapşırma ve akıntılı nezle.
Sümkürünce burunda yanma, kuru öksürük ile birlikte.
Burundan çok koyu mukus gelir.
Kronik burun tıkanıklığı.
Nezle ve öksürük.
Burnun sağ kanadında kaşıntı, kaşımakla > olmaz.
Burnun sol yanında ve gözlerin çevresinde kaşıntı.
Burnun ucunda sanki iğne batıyormuş gibi batma.
Sol burun deliğinde döküntü; burun hassas ve yara gibidir.
Sağ burun deliği tıkalı ve kepeklidir.
Burunda ağrı; septum üzerinde iltihaplı noktalar.
Burnun altında, sanki yakıcı bir akıntının yapmış olduğu gibi kaşıntılı döküntü.
Burnun sağ tarafında irinli bir sivilce.
Burunda küçük çıbanlar.
Burun üzerinde ve altında kabuklu döküntü.
YÜZÜN ÜST KISMI [8]
Sabah uyanınca her iki alt orbital kenar çevresinde ezilmiş gibi yüzde şiddetli ağrı, fakat yalnız bastırınca.
Sağ taraftaki çiğneme kaslarında çekici, batıcı, yırtıcı ağrı; sanki spazmodik biçimde kasılmış gibidirler.
Çeneler sanki kırılıyormuş gibi ağrır.
Yüz ve saçlı deride, ayrıca boyun ve omuzlar çevresinde ince batıcı kaşıntı, bu kısımlarda büyük bir sıcaklık hissi ile birlikte; kaşıyınca başka bir yerde başlar.
Yüz sarı, kırışık, yaşlı görünümlü.
Süt kabuğu benzeri döküntü.
Alında, yanma ile birlikte kaşıntılı döküntü; kaşınınca nemlenir.
Yüzde değişik büyüklüklerde sivilceler.
Yüzde sıcaklık; akşam yatakta alında terleme.
YÜZÜN ALT KISMI [9]
Çene kaslarında ve ekleminde sertlik ve gerginlik.
Sağ alt çenenin iç alt kenarında baskı yapıcı, batıcı ağrı, fakat yalnız elle tutulunca ve baş arkaya eğilince.
Üst dudakta herpes.
DİŞLER VE DİŞ ETLERİ [10]
Üst ön dişlerde hassasiyet.
Soğuk hava ve soğuk içecekten dişlerde yırtıcı ağrı.
Son azı dişlerinde diş ağrısı, soğuk havada >.
Son sağ alt azı dişinin diş etinde ve kökünde batıcı, yırtıcı ağrı.
Alt çenenin iç tarafındaki diş etlerinde şişlik ve yara gibi ağrı.
TAT, KONUŞMA, DİL [11]
Acı tat: yiyeceklerde; sabah ağızda.
Tatlımsı tat.
Dil: beyaz kaplı; birkaç sabah uyanınca pürtüklü olur, yemek yedikten sonra geçer; kırmızı, arka kısmı beyaz.
Merküryal aftlar dilde ve ağız damında.
Dilde batıcı ağrılar.
Dil üzerinde yakıcı his.
Dilde kabarcıklar; dilde ve damakta aftlar.
Tatsız su ağızda toplanır.
Sabah ağız sümüksüdür.
Susuzluk olmadan ağız kuruluğu.
Sabahları yatakta ağız ve boğaz kuruluğu.
Yumuşak damakta baskı yapıcı, çekici ağrı.
Fauks içinde: öksürüğe neden olan gıdıklayıcı ülseratif his.
Farenkste yakıcı his.
DAMAK VE BOĞAZ [13]
Boğazda spazmodik kasılma, dispne ile birlikte; kravatını gevşetmek zorunda kalır.
Sabah boğazda kuruluk ve pürüzlülük.
Boğaz ağrısı yüzünden yiyeceği reddeder.
Boğazın sağ tarafında yara hissi.
Boğaz ağrısı, yumuşak damakta aftlar.
Trichotomous ülserler; plica polonica kesildikten sonra bademcikler üzerinde derin ülserler, yumuşak damağa ve fauksun arka duvarına yayılır; soluk mavimsi kenarlar; karnabahar benzeri çıkıntılarla örtülü; kokusu acımış tereyağı gibi, beyazımsı ince irin; aşırı ağrı nedeniyle yiyecek almayı reddeder; rektuma süt enjeksiyonları ile hayatta tutulmuştur.
İŞTAH, SUSUZLUK. İSTEKLER, TİKSİNMELER [14]
İştah yokluğu; yiyeceği düşünmek tiksindirir.
Susuzluk yokluğu.
YEME VE İÇME [15]
Midede yanma, özellikle ekmek yedikten sonra.
Yemekten sonra: acı geğirmeler (bazen yemek sırasında da); sanki hiçbir şey yememiş gibi olur; ishal; derin nefes alma; ağır, kısa solunum; astım; bitkinlik ve bulantı.
Sıcak diyetle daha kötü; soğuk diyet sonrasında >.
Su içmek onu kusmaya başlatır.
HIKKIRIK, GEĞİRME, BULANTI VE KUSMA [16]
Hıçkırık saat 6 akşam; akşam yemeğinden sonra.
Geğirme: akşam yemeğinden sonra yiyecek tadı ile; önce acı ve ekşi, sonra boştur; sabah kalktıktan sonra acı; yemek sırasında; akşamları acı, ekşi madde geğirme; sürekli, ekşi; kahvaltıdan sonra ekşi; öğleden sonra ekşi su geğirme; ürperme ile.
İshal ile geğirme.
Bulantı: yenilmiş yiyecekleri düşünürken; dilde ve farenkste yakıcı his ile; midede, boğazda daha az; kahvaltıdan sonra; sürekli fakat sonuçsuz kusma çabası ile.
SCROBICULUM VE MİDE [17]
Midede yanma, özellikle ekmek yedikten sonra.
Midede his yoktur; yemekten sonra sanki hiçbir şey yememiş gibi olur.
KARIN VE BEL [19]
Karında guruldama ve fermentasyon, kötü kokulu gaz çıkışı ile birlikte.
Karında boşluk hissi ile birlikte guruldama.
Karının sol tarafında küçük bir noktada içe doğru ağrılı baskı ve sıkıştırıcı ağrı; derin nefes almakla <.
Karında yukarıdan aşağıya baskı; bağırsaklar üzerine baskı.
Karında yanma ya da soğukluk hissi.
Dış karın dokunmaya çok hassastır.
Sağ kasıkta şiddetli gerginlik.
Sol kasık bölgesinde sıkıştırıcı ağrı.
Fıtık.
Adetin başlamasıyla sağ kasık kıvrımında hassasiyet.
DIŞKI VE REKTUM [20]
Bağırsaklarda, sanki ishal gelecekmiş gibi hareket.
Akşam gevşek dışkı.
İshal: gaz çıkışı ile; aynı anda karın ağrısı ve sırt ağrısı ile.
Çok sert dışkı.
Kabızlık, şiddetli idrar yapma dürtüsü; dışkı az miktarda, çok ıkınma ile.
Zor ve ağrılı dışkılama, bayılma nöbetleri ile; dışkı gecikmiş, sert ve yetersizdir.
Şiddetli idrar yapma dürtüsü ile inatçı kabızlık; bağırsaklarda kasılma ile dışkılama isteği; bağırsaklar dışarı itilirmiş gibi yukarıdan aşağıya aşırı baskı; dışkılama sırasında rektumda şiddetli yırtıcı ve kesici ağrı.
Mideye dokunan her türlü yiyecekten sonra ishal; geğirme ve karında guruldama ile birlikte.
Dışkı ile kan.
İDRAR ORGANLARI [21]
Kronik nefrit.
Nevralji; sağ böbrekten aşağı doğru en dayanılmaz ağrı atakları.
Böbrek koliği ve kum düşürme.
Mesaneden küçük taşlar atılır.
Mesanede taş; kanlı idrar.
Böbrek ve mesane taşları.
Çocuklarda kum.
Mesanede ağrılı daralma, idrar yapma dürtüsü olmaksızın.
Mesanede ağrı ve kramplar, özellikle ağrılı dürtü ve yanma ile; idrar bol ve soluktur.
Mesane tenesmusu, beyaz yakıcı irin ve mukus akıntısı ile birlikte.
Mesane bölgesi üzerinde hassasiyet ve distansiyon.
Küçük bir kızda gece idrar kaçırma; uyanıkken ancak ayakta idrar yapabiliyordu.
Sık sık soluk, bol idrar çıkarma.
Geceleri iki ya da üç kez idrar yapmak için kalkmak zorundadır ve çok miktarda idrar yapar; hiç bitiremeyecekmiş gibi düşünür; başlangıçta yanma vardır, sonra olmaz.
Sert dışkı ile birlikte sık idrar yapma.
Sekresyonun azaldığı, sık fakat sonuçsuz idrar yapma dürtüsü.
Az miktarda idrar çıkışı ve yanma eşliğinde sık idrar yapma isteği.
Oturduğunda idrar damla damla akar; ayağa kalktığında serbestçe geçer.
İdrar ince, güçsüz bir akımla ya da yalnız damlalar halinde çıkar, ağrı ya da dürtü olmaksızın; çok ıkınması gerekir.
İdrar geçerken yanma, uzamış pullar halinde akıntı ile birlikte.
Strangüri, mesane üzerine baskı ile birlikte; yine de idrar gelmez ve geldiğinde kesici ağrı olur.
Ağrılı idrar retansiyonu.
İdrar: parlak ve berrak, fakat tahriş edici; kırmızı, ateş renkli; sık ve bol, gece kalkmak gerekir; az, sümüksü, pulcuklu, kumlu ; bol, his olmaksızın çıkar; soluk, bulanık, çıktıktan hemen sonra killi su gibi ve az miktarda, ince güçsüz bir akımla boşalır; beyaz kum çöker.
İdrarda ya da bez üzerinde kum; çocuk bunu çıkarmadan önce ve çıkarırken çığlık atar.
Her idrar yaptığında, üretradan guruldayan bir sesle hava çıkar.
İdrar ağrısız olarak ince, güçsüz bir akımla ya da damlalar halinde geçer.
İdrar yaptıktan sonra glanstan penis köküne kadar yanma ve kaşıntı, yırtıcı ağrı.
İdrar yapmanın sonunda çok ağrı, neredeyse dayanılmaz.
Erkek üretrası boyunca sıçrayıcı his.
Kadınlarda meatus urinariusta ağrı.
Çok büyük idrar yapma güçlüğü, sürekli fakat sonuçsuz istek; bazen idrar (ki az miktardadır) bekleyince bulanıklaşır; sırtın alt kısmında, omurganın aşağı bölümünde ve oradan kalçalar boyunca uyluklara inen ağrı; alt karın dokunmaya hassas, sert, distandü; belirtileri ona doğumdan sonra çektiklerini hatırlatır.
52 yaşında bir erkek, yıllardır viskiye düşkün; yaklaşık dört ay önce bağırsaklardan bol miktarda kan gelmiş; birkaç blok yürümek bile boğulma hissi yapıyor; kan kaybından sonra ayakları şişmeye başlamış; her iki bacak uyluk ortasına kadar çok ödemli; tanımlanması güç iki ya da üç üşüme nöbeti geçirmiş; birkaç ay önce sol kol ve bacakta ani paralitik güçsüzlük olmuş, üç saat içinde geçmiş, geride sol elde uyuşma ve başın ve yüzün sol tarafında yırtıcı ağrı bırakmış; iştah yok; dışkı ile kanlı sümüksü akıntılar; sürekli rüyadaymış gibi hissediyor; hafıza kaybı; yüz variköz damarlarla kaplı ve çok kırmızı; genel venöz staz; başın tepesinde sanki çekiçle vurulmuş hissi; geceleri birkaç kez idrar yapmak zorunda; idrar bekleyince kalın ve bulanıklaşıyor, fakat ilk çıktığında berrak; mali kayıplardan dolayı çok kaygı çekmiş; dışkılarken otururken idrar yapamaz, fakat ayağa kalkınca serbestçe akar; idrarda albümen.
Her idrar yapıştan sonra mesane boynuna yakın bir noktada ağrı; sık idrar yapmak zorunda kalıyordu ve az ya da çok bütün pelvis boyunca rahatsızlık vardı; her idrardan sonra mesane boynu bölgesinden başlayıp yukarı doğru yayılan, sonunda bedenin bütün üst kısmında hissedilen üşüme nöbetleri oluyordu.
Bol terleme içindeyken soğuk hava cereyanına maruz kaldıktan sonra, ertesi sabah hareket edemez ya da hareket ettirilemez oldu; sanki bir tür emme kuvveti ile yatağa bağlanmış gibi hissediyordu; bu duruma girmeden önce, en ufak hareketle başlıca sırt ve omuzlarda şiddetli keskin ağrılar olmuştu; fakat önceki yirmi dört saatte yalnız iki az miktarda idrar çıkışı olmuştu.
50 yaşında Bayan C., şiddetli bir soğuk almış, bunu bir titreme ve ateş izlemiş; titremenin ertesi sabahı, mesane, sırt, kalçalar ve uyluklar boyunca şiddetli ağrılarla uyanmış; sık idrar yapma, fakat çok az ve çoğunlukla kanlı, çok yanma ve zorlanma ile. θ Sistit.
3 yaşında, hastalıklı görünüşlü bir kız çocuk; birkaç haftadır sağlık durumu kötü; çocuk her idrar yaptığında mesaneden gürültüyle hava çıkar.
Her idrar yapıştan sonra mesane boynu civarında bir noktada ağrı; her idrar yapıştan sonra mesane boynu bölgesinden başlayan ve yukarı doğru yayılarak sonunda bedenin bütün üst kısmında hissedilen üşüme nöbetleri.
ERKEK CİNSEL ORGANLARI [22]
Seminal boşalmalar, şehvetli rüyalar, bel ağrısı, prostrasyon ve vertigo ile birlikte.
En ufak heyecan, cinsel duygu olmaksızın bile emisyona yol açar.
Hemen her gece ağrılı polüsyon, şehvetli rüyalarla birlikte.
Ereksiyonlarla birlikte şehvetli rüyalar onu uyandırır; baş ağrısı, görmede bulanıklık, prostrasyon ve vertigo ile; cinsel birleşme eğilimi, huzursuz uyku ve sık emisyonlarla; spermatik kordlar şişmiştir, cinsel heyecan onları ağrılı ve hassas yapar; kanlı polüsyonlar (Ledum); genital bölgede kötü koku.
Tatmin edilmemiş cinsel heyecandan sonra spermatik kordlarda şişlik.
Barut çözeltisinden yapılan enjeksiyonlarla gonore akıntısı bastırıldıktan sonra, ekstremitelerde son derece şiddetli romatizmal ağrılar ve aşırı zayıflama.
Soğuk, ıslak havayla ya da merkür ile bastırılmış gonoreyi romatizma izler.
Prepusyum üzerinde herpes.
Genital organların çevresinde ya da skrotum ile uyluklar arasında nemli döküntü.
Glanstan penis köküne kadar yırtıcı ağrı.
Glans kırmızı ve iltihaplı.
Genital organlar çevresinde dayanılmaz koku.
Skrotum ve perinede dayanılmaz kaşıntı; kaşıdıktan sonra küçük sivilceler yükselir, nem sızdırır ve bölgeyi ağrılı tutar.
Sikozis.
Gut ağrıları için merküryal tedaviden sonra kalmış eski, kuru siğilimsi sikotik verrükler.
Sifiliz; skuamöz döküntü; kemik ağrısı; merkür kötüye kullanımından sonra.
KADIN CİNSEL ORGANLARI [23]
Yaşlı bir bekâr kadında katameniya çok bol, hatta kanamaya varacak kadar.
Yirmi yıldır dismenore; genellikle sabahleyin acı kusma, ishal ve bayılma nöbetleri ile başlar, son derece soğuk terlemelerle; sırt, uyluklar ve hipogastriumda korkunç ağrı; birinci gün yatmak zorunda kalırdı, ikinci gün ağrı çok şiddetli devam eder, üçüncü gün geçerdi; çocukken düşmeye bağlı olarak sol meme başı belirgin şekilde içe çekilmişti ve sol memede sol kola doğru yayılan şiddetli ağrısı vardı; sol meme o kadar hassastı ki temastan kaçınmak için sık sık elini önünde tutardı.
Adetler: çok geç ve az, öncesinde idrar yapma dürtüsü; alında kaşıntılı döküntü; akıntı yakıcı; uylukların iç yüzünde hassasiyet; mide çukurunda bele doğru yayılan kıvırıcı ağrı.
Lökore: yürürken; idrardan sonra meatus urinariusta ağrı.
Doğumdan sonra altı ay süren lökore, sakrumdan iliyak kresta ya da rahim çevresine doğru şiddetli doğum sancısı benzeri ağrılarla; sakrumda sıcaklık ve nabız atımı; yürürken ya da egzersiz yaparken az miktarda, beyaz lökore; haşlayıcı idrar yapma; idrarın sonunda şiddetli ağrı; çok sayıda abortus geçirmişti.
Meme uçları içe çekilmiş ve hissiz hale gelir.
Memede skirhus (yüksek dozlarla iyileşti).
Klimakterik dönem sırasında: astmatik solunum, yatmakla <; sırtta, sakrum hizasında ve hemen solunda çok şiddetli ağrı; basınçtan ve yatakta dönerken <; kusma ile birlikte şiddetli ve sürekli bulantı, şiddetli frontal baş ağrısı; ayaklardan başlayarak bütün vücutta şiddetli titremeler sırasında ve sonrasında yanma, batıcı ağrı eşliğinde çok büyük idrar yapma dürtüsü, fakat yalnız hafif miktarda idrar çıkar; oldukça sakindir, yine de iyileşemeyeceğinden korkar.
GEBELİK. DOĞUM. LAKTASYON [24]
Gebe kadınlarda: dışkılama öncesinde ve sırasında sakral bölgelerde şiddetli ağrılar, kıvranma, çekilme, yukarı ve aşağı doğru yayılma; sonunda parmaklar, eller, ayaklar ve ayak parmakları tutulur ve fırlayıcı, çekici ağrılarla kramplı hale gelir; anksiyete, baygınlık hissi ve kalp çarpıntısı ile birlikte.
Memede süpürasyon.
SES VE LARİNKS. TRAKEA VE BRONŞLAR [25]
Krup, spazmodik tip; laryngismus stridulus.
Larinkste çiğlik ve ağrı.
Sabah uyanınca boğaz kaba, ses kısık ve kurudur.
Gün aşırı boğazda ses kısıklığı.
Sabah boğazda, boğaz temizlemeyle çıkarılamayan inatçı sümüksü balgam.
Sabahları sürekli mukus çıkarma çabası; sümük bol miktarda yeniden oluşur.
Boğaz ve göğüste spazmodik sıkışma, güç solunumla birlikte.
Nefes alabilmek için boynundaki giysileri gevşetir; fakat bu işe yaramaz.
SOLUNUM [26]
Nefes darlığı; boyun atkısını ve yeleğini gevşetmek zorundadır.
Boğaz daralması ile birlikte, sanki bir spazm nefesi durduruyormuş gibi solunumun kesilmesi. θ Spazmodik astım.
Merdiven çıkarken kısa solunum.
Ayaklardan yukarıya doğru bütün vücutta titreme; astmatik solunum, yatarken <.
Sabahları solunumu engelleyen göğüs baskısı.
Büyük amfizem; göğüs fıçı biçiminde; karaciğer aşağı itilmiş; skalen kaslar hipertrofik; sürekli dispne, yemekten sonra ve en ufak hareketle < (hafifledi).
ÖKSÜRÜK [27]
Öksürük: göğüste gıdıklanmadan ya da göğüste hırıltı ile; renksiz, tatsız balgam ve larinkste ağrı ile; baş ağrısı ile; kuru, sümkürünce burunda yanma ile; nezle ile; bulantı, safra kusması, ishal ile; sabahları.
Kronik katar.
GÖĞSÜN İÇİ VE AKCİĞERLER [28]
Her hareketle sırttan göğse doğru saplanıcı ağrılar.
Akciğerlerde artritik tüberküller.
KALP, NABIZ VE DOLAŞIM [29]
Korku olmaksızın kalp çarpıntısı; daha çok gündüz.
Kanın kaynaması hissi ve dışarı belirgin çıkan damarlar.
Akşam nabız hızlanır, sabah yavaştır.
DIŞ GÖĞÜS [30]
Sternum ezilmiş gibi hissedilir; dokunmaya hassastır.
Göğsün dış tarafında, doğrulup dik yürüyünce sanki çok kısa imiş gibi gergin ağrı.
Sternum üzerinde ağrılı baskı, dokunmakla <.
Meme uçları sönük, duyarsız ve uyarılabilir değildir.
Meme uçları çevresinde kaşıntı.
Göğüste ürtiker.
BOYUN VE SIRT [31]
Boyun zayıflamış; çocuklarda marasmus.
Boyun bağını gevşetmek zorunda kaldı; göğsü dar hissediyor.
Servikal bezler endüre; merkür kötüye kullanımı.
En ufak hareketle sırttan göğse uzanan saplanıcı ağrılar.
Omurganın bir bölümü boyunca aşağıya, kalçalar üzerinden ve uyluklara inen ağrı; güç idrar yapma.
ÜST EKSTREMİTELER [32]
Kolların, ellerin ve parmakların eklemlerinde hareketle saplanıcı ağrılar.
Parmaklarda yanıcı ağrılarla birlikte derin rhagadlar.
Basıyla parmak uçlarında, sanki ülserleşmiş ya da yaraya tuz basılmış gibi ağrı.
Parmak uçları ezilmiş ve yara gibi hisseder.
Parmakların yanları yanar.
Tırnakların altında kaşıntı ile birlikte parmaklarda yanma.
Ellerde ürtiker.
Ellerde tetter.
ALT EKSTREMİTELER [33]
Uyluk ve dizlerde güçsüzlük.
Dizlerde burkulur tarzda, dayanılmaz ağrılar; dizler sıcak, şiş ve dokunmaya hassastı; bazen solda, bazen sağda ve bazen de aynı anda her ikisinde; hareket çok ağrılıydı, özellikle merdiven inip çıkarken; en büyük hassasiyet patellaların iki yanında idi; sık ataklar, dizlerin yanlışlıkla masanın ayağına çarpılmasıyla başlatılırdı (ki bu durum değişmez biçimde şiddetli iltihap oluştururdu).
Bacaklarda özellikle hareketten saplanıcı ağrılar.
Bacaklarda mavi lekeler, altlarındaki derinin derine doğru uzanan endürasyonu ile; uzun süren ülserlerin başlangıcı.
Kaval kemiği üzerindeki yüzeyel düğümlerde ağrılar.
Baldırlarda kırmızı lekeler.
30 yaşında genç bir erkek, salivasyona sokulmuştu ve birçok ağrılı belirtinin yanı sıra sağ bacağında ayak bileğini çevreleyen, el büyüklüğünde, bölgenin hemen hemen tüm çevresini istila eden ve fasyadan geçip neredeyse kemiğe kadar uzanan büyük bir ülseri vardı; yüzeyel damarlar çok genişlemişti, ayakta bir miktar ödem vardı; sürekli sızlayıcı kemirici ağrı; bölümler basınca aşırı hassas; uyuyabilmek için geceleri morfin alma alışkanlığı vardı; ülser düzensiz biçimli, kenarları yırtık; koyu areola; kenarlar yüksek ve yuvarlaktı; ülser tabanı düz, fakat pürtüklüydü; irin bol, korkunç derecede kötü kokulu ve koyu renkliydi; sık sık kısmen granülasyon gösterir, sonra yeniden çökerdi; granülasyonlar siyahlaşıp kitleler halinde ayrılırdı; sol bacakta buna benzer ama biraz daha küçük bir yara vardı; sol kolda, el bileği ile dirsek arasında ortada, diğerleri kadar derin olmayan benzer bir ülser vardı; genel sağlık kötü; iştah az; uykusuz ve genel olarak tükenmişti (yarar gördü).
Sol bacak egzaması, hemoroidlerle birlikte; Hepar 6x ile rahatladıktan sonra büyük dozlarda Sarsap ile iyileşti.
Ayaklarda geceleri romatizmal ağrılar.
Yatmadan önce ayaklarda buz gibi soğukluk.
Ayaklarda rhagadlar.
Yatmadan önce ayaklar şişer.
Ayak parmaklarının yanlarında ve uçlarında yanma, ayakkabı ya da çizmelerin basısına karşı büyük hassasiyet ile; buna benzer bir yanma da tırnakların altında, parmaklarda ve kaşıntı ile birlikte.
Gonoreden sonra eklemlerde romatizmal ağrılar.
Alt ekstremitelerde romatizma; boynun üst kısmı çevresindeki bezlerde şişlik ve endürasyon. θ Sifiliz ve merkür kötüye kullanımı.
Merkürden kemik ağrısı.
Bedenin tüm eklemlerinde, birkaç gün boyunca bir orada bir burada, fakat kısa süreli yırtıcı ağrı.
Alt ekstremitelerde gut.
Arthritis vaga.
Ekzostozlar, merküryal kemik ağrısı.
GENEL OLARAK EKSTREMİTELER [34]
Ekstremiteler, sanki felçliymiş gibi hareketsizdir.
El ve ayaklarda titreme.
El ve ayaklar garip şekilde yorgundur.
Merkürden ya da bastırılmış gonoreden sonra romatizma, kemik ağrıları; ağrılar geceleri nemli havada ya da suda üşüttükten sonra <.
DİNLENME. POZİSYON. HAREKET [35]
Yatmak: astmatik solunum <.
Sırtüstü yatmak: uyurken.
Oturmak: baş öne düşecek gibidir; idrar damla damla akar.
Başı arkaya eğmek: çenede ağrı yapar.
Ayakta durmak: kız çocuk ancak böyle idrar yapabilirdi; idrar serbestçe akar.
Eğilmek: oksiputtan alına ağrı.
Hareket: boyun ve omuzlarda keskin ağrılar yapar; dispne <; sırttan göğse saplanıcı ağrılar; eklemlerde saplanıcı ağrılar; diz hareketi ağrılı; bacaklardaki saplanıcı ağrılar <.
Yatakta dönmek: sırttaki ağrı <.
Yürümek: baş öne düşecek gibidir; başın tepesindeki zonklama <; boğulma hissi yapar; lökore; dik yürüyünce göğüs fazla kısa hissedilir; oksiputtan alına ağrı; bel ağrısı.
Merdiven çıkmak: kısa solunum.
SİNİRLER [36]
Bütün gün aç karnına dolaşabilme; hiçbir efor yorucu görünmez; parmaklarda, özellikle iki elde üçüncü ve dördüncü parmaklarda uyuşma.
Bütün beden boyunca güçsüzlük hissi; baygınlık duygusu.
Zor dışkılama ile birlikte bayılma nöbetleri.
Felç; kaslar atrofiye uğramış.
UYKU [37]
Gece uykusuzluk; sık uyanma.
Rüyalar: ereksiyon olmaksızın şehvetli, fakat seminal boşalmalarla; ölümcül kazalar.
Sırtüstü yatarak uyur.
ZAMAN [38]
Sabah: bulantı; başın derininde kaşıntı; yorgun his; acı tat; kapaklar yapışık; hapşırma ve akıntılı nezle; dil beyaz kaplı; ağız sümüksü; ağız ve boğaz kuruluğu; ağız ve boğazda inatçı sümük; göğüs baskısı; ishal; nabız yavaş.
Öğle öncesi: ayaklardan yukarı sık ürperme.
Gündüz: gözyaşarması; kalp çarpıntısı.
Saat 6 akşam: hıçkırık.
Akşam: ağrılar artar; baş ağrısı <; büyük uyku hali; yüzde sıcaklık; geğirmeler; gevşek dışkı; nabız hızlanır; sıcaklık, kan kaynaması ve çarpıntılar; alında sıcaklık ve ter.
Gece: şiddetli terleme; ayaklarda romatizmal ağrılar; uykusuzluk.
SICAKLIK VE HAVA DURUMU [39]
Sıcak: sivilceler kaşınır.
Sıcaklık: belirtiler >.
Sıcak diyet: belirtiler <.
Sıcak oda: vertigo <.
Sıcak odadan soğuk havaya çıkınca: döküntü belirir.
Açık hava: sendeleyip öne düşer; kabuklar dökülür ve yeni deri çatlar.
Soğuk hava: dişlerde yırtıcı ağrı; azı dişlerindeki ağrı >; terleme sırasında gelen cereyandan sonra ertesi sabah hareket edemezdi.
Soğuk içecek: dişlerde yırtıcı ağrı.
Soğuk diyet: belirtiler >.
Soğuk, ıslak hava: gonoreyi bastırır; romatizma <.
Yıkanmak: döküntüler <.
Üşüme: belirtiler <.
ATEŞ [40]
Üşüme baskındır (gündüz ve gece).
Sık ürperme, çoğunlukla öğle öncesinde, ayaklardan yukarı doğru çıkar.
Bütün vücutta aşağıdan yukarı titreme.
Üşüme sırasında daha kötü; ısınır ısınmaz >.
Akşam sıcaklık, kan kaynaması ve kalp çarpıntısı ile birlikte.
Kanın kaynaması hissi, dışarı belirgin çıkan damarlar.
Akşamları yatakta, uykuya dalmadan bir saat önce sıcaklık; kan kaynar, kalp çarpar ve alında ter durur.
Akşam sıcağı sırasında alında ter.
Beş gün boyunca, eğilmek ya da yürümekle oksiputtan alına saplanıcı ağrı; iki gün boyunca, bacaklarda başlayıp bütün bedene yayılan üşüme, sonra genel sıcaklık, sonra hafif ter; sıcaklıkla birlikte susuzluk, çok ve sık içme; yürürken belde saplanıcı ağrı; kendisine sıcak gelir ama deri dokununca serindir; nabız 120; birkaç gün önce çürüyen maddelerden çıkan kötü bir kokuya maruz kalmıştı.
ATAKLAR, PERİYODİSİTE [41]
Dönüşümlü: gözlerde baskı ve yanma.
Gece iki ya da üç kez: idrar yapmak için kalkmak gerekir.
Gün aşırı: boğazda ses kısıklığı.
İki gün boyunca: bacaklarda üşüme, oradan bütün bedene.
Birkaç gün boyunca: eklemlerde yırtıcı ağrı.
Beş gün boyunca: oksiputtan alına ağrı.
Haftada iki ya da üç kez: seminal boşalmalar.
İlkbahar: döküntüler çıkmaya eğilimlidir; sikotik döküntü <.
Yirmi yıl boyunca: dismenore.
YERLEŞİM VE YÖN [42]
Sağ: başın yarısında kaşıntı; başın yanında zonklama; başın yanında vurma ve ses; parietal kemikte saplanıcı ağrı; üst göz kapağında seğirme; burun kanadında kaşıntı; burun deliği tıkalı; çiğneme kaslarında ağrı; alt çenede ağrı; son alt azı dişinin kökünde yırtıcı ağrı; boğaz ağrısı; kasıkta şiddetli gerginlik; kasık kıvrımında hassasiyet; böbrekten aşağı dayanılmaz ağrı; bacakta büyük ülser; burnun yanında çıbanlar; ayağın sırt tarafında.
Sol: alın ve baş tarafında baskı ve saplanıcı ağrılar; gözde bulanıklık; gözde baskı; burun yanında kaşıntı; burun deliğinde döküntü; karın tarafında sıkıştırıcı ağrı; kasık bölgesinde sıkıştırıcı ağrı; kol ve bacakta güçsüzlük; elde uyuşma; başın ve yüzün tarafında yırtıcı ağrı; meme başı içe çekilmiş; memede şiddetli ağrı; bacakta ve kolda ülser; bacakta egzama; gluteal bölgede çıbanlar.
Önce sol sonra sağ: gözlerde baskı.
Yukarı doğru: üşüme mesaneden geçer.
Yukarıdan aşağı: karında baskı.
Aşağıdan yukarı: bütün vücutta titreme; ayaklardan ürperme.
Yukarı ve aşağı: sakral ağrılar yayılır.
DUYUMLAR [43]
Başta büyük bir ağırlık varmış gibi; başta sanki büyük bir çana vurulmuş gibi uğultu; sanki baş üzerine bir şey bastırıyormuş gibi; sol gözün üzerine tül serilmiş gibi; gözde bir kum tanesi varmış gibi; burun ucuna iğne batıyormuş gibi; yüz ezilmiş gibi; çene kırılıyormuş gibi; sanki hiçbir şey yememiş gibi; sanki ishal gelecekmiş gibi; sanki bağırsaklar dışarı itilirmiş gibi; sanki rüyadaymış gibi; başın tepesine çekiçle vurulmuş gibi; sanki bir çeşit emme kuvveti ile yatağa bağlanmış gibi; sanki nefes bir spazmla durduruluyormuş gibi; sternum ezilmiş gibi; sanki göğüs çok kısaymış gibi; sanki parmak uçları ülserliymiş ya da yaraya tuz basılmış gibi; ekstremiteler sanki felçliymiş gibi.
Ağrı: belde ve spermatik kordlara doğru; son azı dişlerinde; boğazda; mesanede; omurganın alt kısmında, kalçalar boyunca ve uyluklara doğru; mesane boynuna yakın bir noktada; meatus urinariusta; larinkste; kaval kemiği üzerindeki yüzeyel düğümlerde; kemiklerde.
Dayanılmaz ağrılar: sağ böbrekten aşağı; dizlerde.
Korkunç ağrı: sırtta, uyluklarda ve hipogastriumda.
Şiddetli ağrı: gözlerde; yüzde.
Şiddetli, keskin ağrılar: sırt ve omuzlarda; mesane, sırt, kalçalar ve uyluklar boyunca; sol memede; sırtta; başta.
Yırtıcı ağrı: çiğneme kaslarında; dişlerde; rektumda; glanstan penis köküne; bütün eklemlerde.
Yırtar tarzda ağrı: başın sol tarafında.
Kesici ağrı: rektumda.
Fırlayıcı ağrı: oksiputtan gözlere; sakral bölgelerde, oradan yukarı ve aşağı parmaklara ve ayak parmaklarına.
Saplanıcı ağrı: sağ parietal kemikte; başın arkasından öne; oksiputtan alına; belde.
Zonklama: başın tepesinde; başın sağ tarafında.
Nabızvari ağrılar: başta.
Şiddetli, doğum sancısı benzeri ağrılar: sakrumdan iliyak kresta ya da rahim çevresine.
Batıcı ağrılar: alın ve başın sol tarafında; dilde; sırttan göğse; kolların, ellerin ve parmakların eklemlerinde; bacaklarda.
Saplanır tarzda ağrılar: başta.
Sıkıştırıcı ağrı: karında; sol kasık bölgesinde.
Kıvırıcı ağrı: mide çukurunda.
Kramplar: mesanede.
Yanıcı ağrı: parmaklardaki rhagadlarda.
Sızlayıcı ağrı: şakaklar, alın ve oksiput boyunca.
Romatizmal ağrılar: ekstremitelerde; ayaklarda; eklemlerde.
Yara gibi ağrı: diş etlerinde.
Batma: gözlerde; çiğneme kaslarında; diş etlerinde ve azı dişi kökünde.
Hassasiyet: boğazda; sağ kasık kıvrımında; uylukların iç tarafında; parmak uçlarında.
Yanma: gözlerde; burunda; midede; karında; idrar geçerken; glanstan penis köküne; parmakların yanlarında; el tırnakları altında; ayak parmaklarının yanlarında ve uçlarında.
Yakıcı his: dil üzerinde; farenkste; midede.
Batma: burnun ucunda.
Rahatsızlık: bütün pelvis boyunca.
Çiğlik: larinkste.
Sıcaklık: sakrumda.
Gıdıklayıcı, ülseratif his: fauksta.
Sıçrayıcı his: erkek üretrası boyunca.
Nabız atımı: sakrumda.
Vurma ve ses: başın sağ tarafında.
Baskı: alın ve başın sol tarafında; sol gözde; karında; bağırsaklar üzerinde; mesane üzerinde.
Bastırıcı his: başın sağ tarafının derininde; vertekste; yumuşak damakta; sternum üzerinde.
Çekilme: çiğneme kaslarında; yumuşak damakta; sakral bölgede ve oradan yukarı ve aşağı parmaklara ve ayak parmaklarına.
Gerginlik: çene kaslarında ve ekleminde; sağ kasıkta.
Ağırlık: başta.
Daralma: mesanede; boğazda ve göğüste.
Kuruluk: ağızda; boğazda.
Sertlik: çene kaslarında ve ekleminde.
Uyuşma: sol elde; parmaklarda.
Güçsüzlük: uyluklar ve dizlerde; bütün bedende.
Dalgalanma ile donuk titreme: başta.
Donuk, sersem his: başta.
Batıcı kaşıntı: yüzde ve saçlı deride; boyun ve omuzlarda.
Kaşıntı: başın sağ yarısının derininde; başta; kulak memesindeki kabukta; burun sağ kanadında; burnun sol yanında; alındaki döküntüde; glanstan penis köküne; skrotum ve perinede; meme uçları çevresinde; tırnakların altında; nedbe üzerindeki noktalarda.
Soğukluk hissi: karında.
DOKULAR [44]
Büyük zayıflama; deri buruşur ya da katlar halinde durur.
Skrofulöz, sikotik ya da sifilitik affeksiyonlar.
Bol akıntının eşlik ettiği kronik apseler.
Merkürden ya da bastırılmış gonoreden sonra romatizmal kemik ağrıları.
Çocuklar aşırı zayıflamış; yüz yaşlılar gibi; karın büyük; deri kuru ve gevşek; dışkılar lapamsı. θ Marasmus.
Döküntüler ilkbaharda çıkmaya eğilimlidir; tabanları iltihaplıdır, kabuklar açık havada kolayca ayrılır ve komşu deri çatlar.
DOKUNMA. PASİF HAREKET. YARALANMALAR [45]
Dokunma: dış karın çok hassas; sol meme çok hassas; sternum hassas; dizler duyarlı; çıbanlar dokununca batar.
Bası: kapalı gözler üzerine olunca şiddetli ağrı yapar; sırttaki ağrı <; parmak uçlarında ağrı; ayak parmakları hassastır.
Nefes almak için boyundaki giysileri gevşetir.
Çeneye elle dokunmak ağrı yapar.
Tarama: saçlı deri hassastır.
Kaşıma: kaşıntının başka bir yerde başlamasına neden olur; alındaki döküntü nemlenir.
DERİ [46]
Sıcak odadan soğuk havaya çıkar çıkmaz döküntü belirir.
Kuru, kırmızı sivilceler; yalnız sıcağa maruz kalınca kaşınırlar.
Rhagadlar derin ve yanıcıdır.
Döküntünün tabanı çok iltihaplıdır; çocuk çok ağlar ve çok huzursuzdur; açık havada kabuklar ayrılır ve komşu deri çatlar.
Dairesel biçimde yayılan herpetik ülserler; kabuk oluşturmazlar, tabanları kırmızı ve granülasyonludur, kenarları beyazdır; deri sıcak kompres uygulanmış gibi görünür; seröz, kırmızımsı sekresyonlar vardır.
Merkür kötüye kullanımından sonra ülserler.
Buruşmuş deri.
Tetterler bedenin her tarafında belirir.
Sifilizde tetterler, herpetik ülserler.
Sifilizin ikinci döneminde ülserler.
Birçok küçük siğil.
Atlarda döküntülerle birlikte kıllar dökülür.
Sık sık yineleyen döküntü bebeklerde pişiğe yol açar.
Zayıflama ile birlikte kuru, kaşıntı benzeri döküntüler.
Pemphigus squamosus.
Serpijinöz döküntüler.
Sağ burun yanında, sağ ayağın sırt tarafında, sol gluteal bölgede küçük irinli çıbanlar; bazen dokunmakla batıcı ağrı verir.
Kaşınarak açılmış püstüller, uzun süre irinli kalan ülserler bırakır.
Deri iyileşmez.
Merkür kötüye kullanımından sonra, psoriazisi andıran kırmızı lekeler.
Marienwerder'de görülen endemik bir affeksiyon; bazen trikoma (plica) ile birlikte; hastalar uzun süre kendilerini iyi hissetmezler; ekstremitelerde, nadiren gövdede, soluk-kırmızı kahverengimsi lekeler ortaya çıkar, bunlar küçük, derin ülserlere dönüşür; kenarları nasırlı ve içe dönüktür; bunlar bir süre sonra iyileşir, fakat başka yerlerde yeniden çıkar; büyüklükleri yaklaşık yarım inçtir, nadiren daha küçük, asla daha büyük değildir; bir çelenk ya da girland gibi çizgi halinde yayılırlar; skarlar kabarık, kırmızı ve kıvrımlıdır; daha sonra boğaz ağrısı, burunda ağrı olur; yumuşak damakta ve septumda iltihaplı, süpüratif noktalar belirir ve kısa zamanda onu tahrip eder; bazen kaval kemiği üzerindeki yüzeyel düğümlerde ve başka yerlerde ağrılar; ayrıca ekzostozlar.
Sikotik döküntü; deriden güçlükle kabaran küçük lekelerden oluşur, sık sık hafifçe pullanır, fakat sifiliz roseolasına benzer görünür ve dayanılmaz biçimde kaşınır; ilkbaharda <.
Yüzde ikoröz karakterde püstüler effloresans; bedenin geri kalanında papüler effloresans; bu döküntü, bazen üst, bazen alt ekstremitelerde, bazen de gövdede serum içeren küçük renksiz sivilceler biçiminde kaşımaya yol açan şiddetli gece kaşıntısından sonra ortaya çıktı; ikinci döküntü bir yıl önce başlamıştı, yüzdeki ise ondan bir yıl önce ortaya çıkmış ve değişen şiddet ve yayılım derecelerinde alın, yanaklar ve özellikle burnu tutmuştu.
Çok merkür almış kimselerde psoriazisi andıran döküntü. θ Sifiliz.
Kaşıntı, kaşımakla giderilir ya da azalır.
Çiçekten sonra skar üzerindeki noktalarda kaşıntı.
Bacaklarda, altında deri sertleşmiş mavi lekeler.
Deride sertlik.
Yeni deri çatlar ve yanar.
Rhagadlar: ellerde ve ayaklarda deri çatlar; ağrı ve yanma, özellikle el ve ayak parmaklarının yanlarında (Hepar sonrasında).
Aşılamayı izleyen döküntüler.
Çıbanlar.
Egzama.
Yıkanmakla döküntüler <.
YAŞAM DÖNEMİ, KONSTİTÜSYON [47]
Koyu saç; sikozis.
3 yaşında kız çocuk, hastalıklı görünüşlü; mesaneden hava.
19 yaşında genç erkek, nervo-biliöz mizaç, çiftçi; spermatorrö.
20 yaşında hizmetçi; aralıklı ateş.
20 yaşında öğrenci, sinirli mizaç, ergenlikten beri ıstırap çekiyor; spermatorrö.
30 yaşında erkek, salivasyona sokulmuştu; bacakta ülser.
Bayan P., bekâr hanım, açık renk saçlı ve tenli; ruhsal çökkünlük.
Bay ---, dokuz yıl önce sifiliz geçirmiş, bunun için yüksek dozlarda merkür almış; eklemlerde romatizma; baş ağrısı.
Bayan ---, 32 yaşında; dismenore ve memede ağrı.
45 yaşında hanım, sağlığı kötü, klimakteriumdan geçmekte; astım, vb.
Bayan C., 50 yaşında, şiddetli bir soğuk aldıktan sonra; sistit.
50 yaşında erkek, uyarıcılara düşkün; mesane affeksiyonu.
52 yaşında erkek, viski içicisi; Bright hastalığı.
65 yaşında erkek, sağlam yapılı, iki yıldır ıstırap çekiyor; döküntü.
Bay ---, yirmi yıldır hasta; mesane affeksiyonu.
İLİŞKİLER [48]
Antidotları: Bellad., Mercur.
Mercury etkilerini antidotlar.
Uyumlu: Cepa, Hepar, Phosphor., Rhus tox., Sepia, Sulph.
Tamamlayıcı: Mercur., Sepia.
Karşılaştırınız: Natr. mur.