Cistus canadensis
By James Tyler Kent — Homeopatik Materia Medika Üzerine Dersler
Cistus Canadensis (ayrıca Mercurius Tuzlarına da bakınız)
Bu ilaç antipsoriktir, derin etkili bir ilaçtır. Calcarea'ya çok yaklaşır, fakat etkisi daha yumuşaktır. Calcarea'da bulduğumuz eforla ortaya çıkan aynı bitkinlik, dispne, terleme ve soğukluk bunda da vardır.
Bir ilaca dikkatinizi zorla çekecek olan şey, kötü ve tipik bir olguyu iyileştirmesidir. Cistus'a dikkatimin ilk kez kesin biçimde çekilişini hatırlıyorum.
Onu zaman zaman incelemek üzere listeme almıştım ve on dokuz yaşında genç bir hanım gözlemime girene kadar bunun yalnızca tali bir konu olduğu sonucuna varmıştım.
Bezler: Boyun bezleri büyümüş ve sertti, özellikle parotisler; kötü kokulu otore vardı; gözleri iltihaplıydı ve irinleniyordu; göz kenarlarında çatlaklar vardı; dudakları çatlamış ve kanıyordu; ayrıca parmak uçlarında sızıntılı egzama vardı.
Calcarea'yı hastaya uyduramadım; fakat çok incelemeden sonra bu küçük ilaç tam da gereksindiğim şey gibi göründü; ve iyi kötü pek çok Homoeopati almış olmasına rağmen bu ilaç iyileştirdi.
Bezler iltihaplanır, şişer ve irinleşir. Ağrıdan feryat ettirir ve eski ülserleri iyileştirir. Skrofulöz bünyelerde görülür. Büyümüş bezlerle birlikte kronik ishallerde, hatta gevşek yapılı, hastalıklı, solgun ve nefesi kesilmeden merdiven çıkamayan kimselerde yararlıdır.
Mukozalar: Bütün mukozalar koyu, sarımsı, kötü kokulu bir mukus çıkarır; bu nedenle eski ve inatçı katarlarda uygundur. Göğüs mukusla dolar ve balgam çıkardıktan sonra rahatlama olur; fakat göğsünü boşalttıktan sonra orada çiğlik hisseder.
Döküntüler, herpes, kuru egzama, pullu döküntüler, ellerde ve parmak uçlarında sızıntılı egzama yapar; kışın ve soğuk suyla yıkandıktan sonra parmaklarda çatlama ve kanama olur.
Bütün şikayetleri zihinsel eforla kötüleşir. Kolay heyecanlanır. Öksürüğü, baş ağrısı ve ağrıları zihinsel eforla kötüleşir. Ağrılar baştan kulağa doğru fırlar. İltihaplı kısımlarda atıcı, saplanıcı, yırtıcı ağrılar vardır. Kulaktan gelen kırmızı akıntıların geçmişi döküntülü hastalıklara uzanır.
Baş ağrısı: Zihinsel efordan sonra kendini sanki felç olmuş gibi hisseder ve zihinsel heyecan, Calcarea ve Borax gibi, yakınmalarını artırır. Aç kalmaya mecbur kalırsa baş ağrısı başlar ve Lyc.'de olduğu gibi baş ağrısı yemek yedikten sonra hafifler.
Soğuklukla birlikte frontal baş ağrısı. Sıcak bir odada ter çıkar ve bu ter soğuktur; ne kadar çok terlerse o kadar çok üşür. Alında soğuk terle birlikte ağrı vardır ve ne kadar çok üşürse ağrı o kadar kötüleşir.
Migren tipi baş ağrıları ve baş ağrısıyla birlikte büyük takatsizlik. Özellikle sıcak odada alında içten bir soğukluk hissi. Baş ağrısıyla birlikte burnun kökünde bastırıcı ağrı. Parotis bezi öylesine büyümüştür ki başı bir yana iter.
Kronik ishalle birlikte karın bezleri şişer ve bu şişlik tüberküloz kökenli olabilir. Döküntü olsun ya da olmasın, bezler büyümüştür.
Deri
Bütün bedende deri altında bir şeyler geziyormuş hissi vardır; böcek gezer gibi karıncalanma, iğnelenme ve karınca yürür gibi hareket hissi vardır, ama döküntü yoktur. Kaşıntı ve batma hissinden kurtulmak için deriyi çiğ hale gelinceye kadar kaşır. Yüzde döküntü; egzama. Kulak çevresinde döküntüler.
Burunda soğukluk hissi ya da yanma vardır. Bunu birbirinden ayırt etmek zordur. Akut nezlede burun koyu, sarı mukusla dolar; bu sümkürülüp atılınca burun boşluğu boş kalır ve tahriş olur; biri bunu çiğlik diyecektir, diğeri soğukluk diyecek, bir başkası da yanma olarak tarif edecektir.
Burun
Burun yeniden mukusla dolunca rahatlama olur. Ars.'ta burundaki mukus o kadar yakıcıdır ki yakar; fakat Ant. c., Aesculus ve bu ilaçta, burun boş olduğunda yanma ya da çiğlik vardır. Çiğlik, soğukluk ya da yanma hissi havanın içe çekilmesiyle ortaya çıkar.
Bir nezle salgını hüküm sürüyordu ve en belirgin belirti buydu: hava solumayla oluşan ağrı, içe çekilen havadan büyük yanma. Fakat bu ilacın değerini akut nezlede değil, koyu akıntılı ve hava solurken burunda soğukluk hissi ya da yanması bulunan eski, kronik olguda görürüz.
"Sağ zigoma üzerinde yanma ile birlikte keskin, ani saplanan ağrılar, dayanılmaz kaşıntı ve kalın kabuklar."
Yüz
Bu ilaç yüzdeki lupusu iyileştirmiştir. Alt çenede çürük. Alt dudakta açık, kanayan kanser. Lupus exedens. Yüzün bütün eklemlerinde ağrı. Ayak bileği ve kaval kemiği çevresindeki eski, derin yerleşimli, kemirici ülserleri; bol yakıcı akıntı, böcek gezer gibi karıncalanma ve şişmiş bezler, banyo yapmaktan kötüleşme, açık havaya aşırı hassasiyet ve yalnızca çok sıcak olduğunda rahat etme ile birlikte iyileştirir.
Dişlerde her türlü bozukluk vardır; diş etleri çekilir, dişler gevşer; skorbütik diş etleri. Burunda tarif edilen aynı soğukluk hissi boğazda da vardır; yakıcı acı ve soğukluk. Ağız ve boğaz mukusla doludur. Boğaz pürüzlü, sanki kumla doluymuş gibi hissedilir. Boğazda kuru lekeler. Eski atrofik katarlarda boğaz cilalanmış gibi parlak, ışıldar görünür.
Her üşütme boğaza iner. Sıcak hava her yerde iyi gelir. Eski olgularda büyümüş skrofulöz bezler sorun yaratır ve hasta sıcak ister; ısıtıcıya gider ve ısıyı açar, burnunda, boğazında ve akciğerlerinde sıcağı hissetmek ister.
Tüberküloza giden hastalarda böyle bir ısı isteği vardır; bunlar üşüyen kişilerdir. Dokununca soğuk hissettirmezler, ama öznel olarak üşürler. Özellikle sabahları zamk gibi mukusu boğaz temizleyerek çıkarırlar; farinks iltihaplı ve kurudur. Boğaz bezlerinde irinleşme.
Bu hastalar keskin şeyler arzular ve özellikle kendilerini ısıtacak, kuvvetlendirecek, uyarıcı bir şey isterler; ringa balığı, peynir; güçlü bir şey.
"Memelerde kronik sertleşme ve iltihap.
Sol meme iltihaplı, irinli, göğüste doluluk hissi ile birlikte.
Soğuk havaya hassasiyet,"
iltihaplı bezlerle birlikte. Bezlerde büyüme yapma eğilimini görürüz ve bu da bize, çevredeki bezlerin tümünün tutulduğu oluşumlarda onu düşündürür. Boyun bezleri, Hodgkin hastalığında olduğu gibi, düğümlü bir ip gibi sıralar halinde büyümüştür.
Bu tür düğümlenme yalnızca az sayıdaki ilaçta görülür. Deri ve mukozada kaşıntı vardır. Kulaktaki kaşıntı kaşımakla geçmez ve sürekli ovma ile kaşıma yüzünden o kısım çiğleşir. Gözler sürekli kaşınır. Boğazda devamlı kaşıntı vardır. Göğüste öksürüğe yol açan sürekli bir gıdıklanma vardır. Anüste ve öteki bütün açıklıklarda kaşıntı vardır; kaşınan kısımlar çiğleşip kanayana kadar ovulur.
Skrofula; boyun bezlerinde şişme ve irinleşme. Sırtta zona benzeri döküntü. Sırtta skrofulöz ülser. Kuyruk sokumunda yanıcı, ezilmiş gibi ağrı; dokunmakla daha kötüdür.
Bu, özellikle sinirli bir kadında hafif bir yaralanmadan sonra, bastırılınca kuyruk sokumunun yandığı Carbo an. gibidir.
Ellerde kuru egzama; kaşıdıktan sonra sızıntı yapan kabarcıklar. Tırnak hastalıkları. İşçilerin ellerinde derin çatlaklarla birlikte sert, kalınlaşmış yerler.
Ateşli belirtiler yeterince ortaya konmamıştır. Kronik olgularda bitkinlikle birlikte bol ter vardır. Gece terlemeleri.