Malaria Officinalis.
By John Henry Clarke — Pratik Materia Medika Sözlüğü
[1862 yazında Indiana'lı G. W. Bowen, bitkisel maddeleri cam kavanozlar içinde suda bir hafta (No. I.), iki hafta (No. II.) ve üç hafta (No. III.) çürümeye bıraktı. Her aşamada açığa çıkan gazlar solutularak provingler yapıldı. Daha sonra birkaç damla içten de verildi. Tedavi amacıyla, No. II.'den (liflerin bütünüyle parçalanmadığı haldeki kısım) on damla, doksan damla alkole eklenerek bir tentür hazırlandı. Bowen bütün vakalarını bununla tedavi etti. Boericke ile Tafel bunun 30. potenste bir tentürünü hazırladılar ve Yingling bunu inhale etti. Bunun sonucunda onun provingi oluştu. Daha sonra Yingling, B. and T.'den No. III.'ün 30. dilüsyonunu (liflerin bütünüyle parçalandığı haldeki kısım) elde etti ve bunu daha yüksek dilüsyonlara kadar hazırlattı. Bunlar klinik tecrübelerinde kullanıldı.]
Klinik
Nöbetli ateş / Safralı ateş / Kamp humması / Kabızlık / Ftizis / Diyare / Ateş / Gut / Saman nezlesi / Karaciğer rahatsızlıkları / Malarya / Malarya kaşeksisi / Nevralji / Romatizma / Dalak rahatsızlıkları
Özellikler
Bowen, malaryalı bir bölgede yaşarken, uğraşmak zorunda kaldığı yaygın malaryaya bağlı şikayetler için deneysel malarya oluşturup buna karşı antidotlar bulma fikrine ulaştı. Çeşitli çürüme evrelerindeki bitkisel maddeleri içeren kavanozlardan çıkan gazları solumaları için kişiler tuttu. İlk evrede koku pek rahatsız edici değildi. Etkiler şunlardı: “Baş ağrısı, bulantı, midede sıkıntı, dil beyaz kaplı.” Bunlar inhalasyondan bir ila iki saat sonra gelişiyor ve iki üç gün sürüyordu. İkinci evrede etkiler on iki ila yirmi dört saatten önce başlamıyordu. Sonra şunlar görülüyordu: “Şiddetli baş ağrısı, bulantı, yiyeceğe karşı tiksinme, hipokondriyak bölge boyunca sıkıntı, önce dalakta, sonra karaciğer ve midede ve üçüncü gün üşüme nöbetleri.” Bundan sonra antidotlara başvurmak gerekiyordu. “Korkunç derecede pis kokulu” olan No. III., üç dört gün içinde bulantı dışında hiçbir sonuç vermedi. Sonra önce aşırı halsizlik, devam eden ateş, hareket etmeyi engelleyen ağrı ve sızılar geldi. İçten alındığında sonuçlar daha şiddetliydi. No. I şunlara yol açtı: Safralı kolik, bulantı, kramplar, diyare ve baş ağrısı. No. II.: Karaciğer, dalak, böbrek ve mide tutulumu; titremelerle birlikte günlük veya tersiyen aralıklı nöbetler. No. III. tifoid bir durum veya yarı paralitik bir durum oluşturdu ve proving yapanları yatağa düşürdü (New, Old, and Forgotten Remedies; bu remedinin başlıca yazıları burada bir araya toplanmıştır. Ben de H. R.'nin son sayılarındaki daha sonraki tecrübeleri ekledim). George Herring, Casanova'nın malaryanın ftizisi antidotladığına dair bir gözlemini hatırlatmış, Herring de bunun ters yönde kendi tecrübesini anlatmıştır. Liverpool'dan kalkan bir gemideyken, Panama'nın bataklıklı kıstağındaki Aspinwall'da dokuz gün kalmıştı. Geminin dönüşünde tayfalardan birkaçı Panama humması ile yere serilmişken, daha önce akciğerlerin tüberküloz hastalığından mustarip olmuş olan Herring etkilenmeden kaldı. Buradan ftizik bir bünyenin malaryaya karşı antidotal olabileceği anlaşılmaktadır. Bowen, görünürde ftizisin son safhasında olan bir hanıma, beş kişilik ailenin hayatta kalan son ferdi olup diğerlerinin hepsi aynı hastalıktan ve önceki kuşakta da birkaç kişi yine bundan ölmüş olduğu halde, No. II.'nin sulu solüsyonundan bir doz verdi. Beşinci gün belirgin denebilecek bir üşüme nöbeti, altıncı ve yedinci günlerde ise daha şiddetlileri geldi. Burada antidotlar devreye sokuldu; fakat malaryası iyileştiğinde ftizisi de iyileşmişti. Bowen şu vakaları anlatır: (1) Bayan R., 45 yaşında, 245 pound ağırlığında, iki yıldır sırt ve ekstremitelerdeki romatizma yüzünden güçlükle yürüyebiliyordu. Malar. 1x, günde üç veya dört kez on pilül. Bir hafta içinde bütün romatizma ve topallık kayboldu. (2) Büyük bir hızar fabrikasında ustabaşı olan Bay S.'nin işi sık sık ıslanmayı gerektiriyordu; malaryal tabiatta bir romatizması vardı, Quinine ve dış uygulamalarla . . 1x. Üç günde daha iyi oldu; kısa süre sonra ağrısından bütünüyle kurtuldu ve genel sağlığı çok düzeldi. () I. S., 55 yaşında, eski asker ve emekli. Teni bronz renkteydi. Yıllardır yürüyemiyordu. Kalp, göğüs ve hemoroidal şikayetleri vardı; bunlar düzelmişti, ama hâlâ yürüyemiyor ve sandalyeden kalkamıyordu. Ordudayken sırtını incittiğini söylüyordu. ve onun bir iki basamak çıkabilmesini sağladı; ama Bowen sonunda şikayetin gerçekte malarya kökenli romatizma olduğu sonucuna vardı. . 1x, günde üç veya dört kez on pilül verdi. Bir hafta içinde atına binip Bowen'ın evine geldi ve merdivenleri tek başına inip çıktı. Beş gün sonra bir sabah üç mil yürüdü. Kilo aldı ve on yaş gençleşmiş gibi göründü. () Bayan R., 20 yaşında. Künt baş ağrıları, her zaman baş dönmesi ve uyuklama, sabahları . Gözler zayıf, görme bulanık, okumak güç. Kanlı mukus sekresyonu ile birlikte larenks tahrişi ve öksürük. Nabız yavaş. Sağ kol uyuşuyor ve ovulması gerekiyor. Ekstremiteler soğuk; iştah az, ama yiyecekler sıkıntı vermiyor. İdrar kırmızı, az miktarda. Bağırsaklar tembel, fakat dışkı doğal. Adetleri düzenli, oldukça az. Çok unutkan. . 1x, her üç saatte bir on pilül. Üç günde daha iyi; bir hafta içinde neredeyse iyileşti. Bir ay sonra sol gözde hafif bir görme kusuru vardı; uyuklamaya meyilli, biraz unutkan, şarkı söylemek boğazda biraz tahriş yapıyordu. . yeniden gece ve sabah verildi ve bütünüyle iyileşti (., xv. 449.). . 2 ile Bowen, iki ayağındaki çok şiddetli gut nedeniyle yardımsız ayakta duramayan ve gece uykusuz kalan, 60 yaşında, iri yapılı bir hanımı iyileştirdi (., xv. 296). Yingling'in . III.'ün potensleriyle iyileştirdiği vakalar ., xiii. 442'de bildirilmiştir. () Kansaslı bir gönüllü, 28 yaşında, yağmurlu ve soğuk havada bir hafta kampta kaldıktan sonra üşüme ve ateş, sürekli bulantı, safra kusma, öğürme gösterdi. Dil beyaz, kalın kaplıydı. Ağız ama nemliydi. Çok miktarda içme susaması vardı. Belirtiler ., daha sonra . ile hafifledi, ama ortadan kalkmadı. Deri, gözler ve yüz çok sarıydı. . 1m. ile düzelme başladı ve bir hafta içinde alışılmıştan daha iyi bir sağlığa kavuştu. () Bayan S. A. H., 63 yaşında, bütün kaslarda saplanıcı ağrılar; kemikler sızlıyor. Sabah diyare; dışkı sulu, sarı, pis kokulu. Acı tat; kurumuş ağız; dil beyaz. Gerinme ve esneme. . 1m. hızla iyileştirdi. Başka vakalarda aşağıdaki semptomlar giderildi (her harf ayrı bir vakayı gösterir): () Ateş basmalarıyla birlikte üşüme. Temiz havaya büyük istek. Karaciğerdeki ağrı yüzünden nefes alamaz, yatarken , yerinden fırlar; karaciğere sert baskı ile . Gündüz şikayet yoktur ve hassasiyet de yoktur; bütün gece sayıklar, şarkı söyler ve konuşur. () Gün aşırı gelen nöbetli ateş öğleye doğru başlar. Ataklar arasında güçsüz ve uykuludur (çok almıştır). () Karaciğer bölgesinde çekici veya batıcı his (ikinci dozdan sonra geçti). () Sessiz üşüme nöbetleri. () Açık havada üşür gibi olur ve neredeyse kramp girene kadar içi titrer. Sağ skapula altında ağrı. Karaciğerde kramp tarzında ağrı. () Dil kökünde kuruluk. () Sürekli, boğazı tırmalar tarzda bir öksürük; yarım dakikada bir top atışı gibi, konuşurken ve yatakta dönerken. () Karaciğer bölgesinde sürekli künt ağrı, idrardan sonra . Proving sırasında semptomlar yemekle idi ve büyük bir gerinme isteği vardı.
İlişkiler
Malar. çürüyen hayvansal dokuların ürünü olan Pyrogen ile aynı remedy grubuna aittir. Bowen, Malar. için en iyi antidotlar olarak şunları bulmuştur: No. I.'in etkileri için Nux ve Bry.; No. II. için Bry. ve Ars.; No. III. için Rhus ve Bry. Eupat. perf. ve Chi. olumsuz sonuç verdi. Karşılaştırınız: Dalak, Cean. Karaciğer, Bry., Lyc., Cholest., Chel. Sağ skapula altında ağrı, Chel. Nem ve ıslanmanın etkisi, Lemn., Dulc. Yarım dakikada bir top atışı gibi öksürük, Coral, Coc. c. İdrardan sonra >, Lith., jamb. Aralıklı nöbetler, Ip., Cedr., Nat. m., Menyanth, vb.
Nedensellik
Islanma. Kamp yaşamı.
1. Zihin
Sersem ve uykulu hisseder. (Çok unutkan.)
2. Baş
Baş dönmesi olacakmış gibi bir his. Uykuya dalarken dalgalanır tarzda baş dönmesi. Yatar durumdan kalkarken baş dönmesi. Alın boyunca künt ağrı. (Künt baş ağrısı, baş dönmesi ve uyuklama.)
3. Gözler
Sağ gözün iç açısının üzerinde ağrı. Gözler ağır ve uykulu hisseder. (Gözler zayıf, görme bulanık, okumak güç.)
4. Kulaklar
Sağ dış kulakta çekilme tarzında ağrı.
5. Burun
Burun kökünde ve hemen üstünde, sanki saman nezlesi gibi şiddetli bir nezle olacakmışım gibi bir tür his yoğunlaşması.
6. Yüz
Sağ yanakta elmacık kemiği üzerinde kaşıntı (ve yüzün ve ekstremitelerin çeşitli kısımlarında); hafif ovma veya kaşıma ile >. Yüz, kızarmış gibi ısınır; sonra bu sıcaklık vücuda yayılır.
8. Ağız
Üst sol dişlerde ağrı. Dil ucunda sanki birkaç tane biber zerresi varmış hissi. Tükürük olağandan daha boldur; sık sık yutkunmasına yol açar. Geceyi iyi geçirdi ve o andan itibaren kendini daha iyi ve daha canlı hissetti (iyileştirici). (Acı tat, kurumuş ağız; dil beyaz.)
11. Mide
Alışılmadık derecede güçlü iştah (akşam yemeği için). Yemek pişirme kokusu hoş gelir, ama öğle yemeğine istek yoktur; sofraya oturunca iştahla iyi bir öğle yemeği yer. Öğle yemeğini yedikten sonra kendini daha iyi hisseder. Kolay geğirme, birkaç kez, tatsız. Midesi bulanır. Bulantı.
12. Karın
Karında ısı hissi. Karın ve göğüs boyunca yorgunluk hissi. Çok sulu bir dışkılama olacakmış hissi (olmadan geçti). Dalakta ağrı başlayacakmış hissi. Göbeğin sağında karında ağrı. Alt karında huzursuzluk. Karaciğer, dalak ve böbrekler etkilenir. (Karaciğerdeki ağrı yüzünden nefes alamaz, yatarken <, sert baskı ile >.) (Karaciğerde çekici veya batıcı his.) (Karaciğerde kramp tarzında ağrı; sağ skapula altında ağrı.)
13. Dışkı ve Anüs
Diyare. Sabah diyare; dışkı sulu, sarı, pis kokulu.
17. Solunum Organları
Yüzeyel solunum; sanki halsizlikten olur, ara sıra derin nefes alma isteği vardır. Malaryalı bölgelerde yaşamanın ftizisi iyileştirdiği söylenir. Ftizik bir bünyenin malaryaya karşı korunduğu kabul edilir. (Şarkı söylemek boğazda biraz tahriş yapar.)
18. Göğüs
Göğüs ve karın boyunca yorgunluk hissi.
19. Kalp
Yüzünü sol eline dayayıp dirseğini masaya koyunca, üst gövde ve boyun boyunca kalp atışlarını belirgin biçimde hisseder.
20. Boyun ve Sırt
Boyun yorgun hisseder; başı hareket ettirince üst kısmında hafif ağrı vardır. Bel bölgesi ağrıyacakmış gibi yorgundur. (Sırt ve ekstremitelerde topallıkla birlikte romatizma.) (Boyun sert, sağ kol ve omuzlar ağrılı ve kullanılamaz durumda.) (Sağ skapula altında ağrı; karaciğerde kramp tarzında ağrı.)
21. Ekstremiteler
Sol önkolda üşüme hissi; bunu kısa süre sonra ellerde ve parmaklarda üşüme hissi izler; ayaklar soğuktur ve üşümenin bacaklardan yukarı sürünecekmiş hissi vardır; birkaç an sonra dizler soğuk hisseder. Bacaklardan vücuda doğru yükselen bir soğukluk hissi. Gut.
22. Üst Ekstremiteler
Her iki dirsekte ağrı. Bileklerde ağrı ve yorgunluk hissi; ellerde yorgun ağrı. Kollar yorgun.
23. Alt Ekstremiteler
Sağ iliumun üst kısmında ağrı. Dizlerde ve biraz yukarısı ile aşağısında yorgun ağrı. Sol ayak sırtının üzerinde ağrı. Sol ayaktaki eski (iyileşmiş) bunyon çıkıntısında ağrı. Kısa bir yürüyüşten sonra bacaklar yorulur. Bacaklar huzursuzdur; onları germe ve hareket ettirme isteği vardır.
24. Genel Belirtiler
Çok kısa bir yürüyüşten sonra genel bitkinlik hissi; özellikle pelvis, sakral bölge ve üst uyluklar boyunca; güçlü bir uzanma isteği vardır. Bütün vücutta bir tür için için kaynama. Tifoid, yarı paralitik durum (No. III.). Romatizma. Romatizmal paralizi ve zayıflama.
25. Deri
(Deri, gözler ve yüz çok sarı.)
26. Uyku
Uzanmak zorunda kalır ve uykuya dalarken bütün vücuttan geçen dalgalanır tarzda bir baş dönmesi hissi uykuyu önler. Ağız açma, esneme ve gerinme isteği.
27. Ateş
(Açık havada üşür gibi olur ve sonunda neredeyse kramp girene kadar içi titrer.) Soğukluk bacaklardan vücuda doğru yükselir. Yüz de, baş da, sanki ateş basmış gibi sıcak hisseder; bu sıcaklık ateşliymiş gibi bütün vücuda yayılır. Sanki üşüme nöbeti gelecek, sonra da sanki ateşlenecekmiş gibi bir his vardır; ancak bunların hiçbiri çok belirgin değildir. Aralıklı nöbetler: günlük; tersiyen (No. II.). Bir saat süren üşüme nöbetlerini altı saat süren ateş izler (No. II. verilmiş bir ftizis hastasında; onu iyileştirmiştir). (Gün aşırı nöbetli ateş; ataklar arasında güçsüz ve uykulu.) (Sessiz üşüme nöbetleri.)